GÜNDEM
Yayınlanma : 21 Ocak 2026 11:54

Suriye'de İsrail'in Davut Koridoru planı çöküyor: Fırat hattındaki operasyonlar stratejiyi boşa çıkardı

Suriye'de İsrail'in Davut Koridoru planı çöküyor: Fırat hattındaki operasyonlar stratejiyi boşa çıkardı
Suriye ordusunun Fırat hattındaki operasyonları, İsrail'in 'Davut Koridoru' planını çökertti. İsrail'in Suriye'yi parçalama ve enerji kaynaklarını kontrol etme stratejisi, Türkiye'nin net politikası ve askeri gelişmelerle boşa çıktı.

Suriye'de son haftalarda yaşanan askeri gelişmeler, İsrail'in yıllardır perde arkasında işlettiği 'Davut Koridoru' planını fiilen çökmenin eşiğine getirdi. Suriye ordusunun Fırat hattında SDG/YPG kontrolündeki alanları geri alması, İsrail'in Golan'dan Irak'a uzanmayı hedeflediği nüfuz hattını kesintiye uğrattı. Bu koridorun çökmesi, İsrail'in Suriye'yi parçalama ve azınlıklar üzerinden derinlik kazanma stratejisine ağır bir darbe olarak değerlendiriliyor.

DAVUT KORİDORU'NUN STRATEJİK HEDEFLERİ

Davut Koridoru, Golan Tepeleri'nden başlayarak Kuneytra, Dera, Süveyda, Humus'un doğu kırsalı ve Deyrizor'a kadar uzanan, Irak'a ulaşmayı amaçlayan bir hat. Projenin ideolojik arka planı, Tevrat'ta Nil'den Fırat'a uzandığı ifade edilen 'Büyük İsrail' sınırları anlatısına dayanıyor. İsrail, bu koridorla Suriye'yi ikiye bölmeyi, SDG üzerinden bölgede nüfus kurmayı ve devlet altı organizasyonlar, Dürziler, Nusayriler ile PKK'nın Suriye uzantısı SDG/YPG'yle bağlantılar kurarak bölgeyi istikrarsızlaştırmayı hedefliyordu.

SURİYE ORDUSUNUN OPERASYONLARI VE SONUÇLARI

Suriye ordusu, 13 Ocak'ta başta Deyr Hafir ve Meskene olmak üzere Fırat Nehri'nin batısında YPG/SDG'nin işgalindeki bölgeleri askeri alan ilan etti ve 16 Ocak'ta başlayan operasyonla bu bölgeleri kontrolüne aldı. Deyr Hafir ve Meskene'nin temizlenmesinin ardından Tabka ele geçirildi, aşiretlerin ayaklanmasıyla Deyrizor ilinin tamamı ve Rakka kent merkezi büyük ölçüde kontrol altına alındı. Haseke'ye bağlı Şeddadi kentinde de ayaklanan aşiret güçlerinin bölgeyi ele geçirdiği bildirildi. Bu gelişmeler, Suriye ordusunun Fırat'ın doğusuna doğru genişlemesine zemin hazırladı ve İsrail'in koridor hedefine fiilen darbe vurdu.

ENERJİ VE GIDA KAYNAKLARININ ÖNEMİ

Davut Koridoru hattı, Ortadoğu'nun en zengin doğal kaynak ve geçiş bölgelerinden bazılarını kapsıyor. Deyrizor, Suriye'nin en büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine ev sahipliği yapıyor; El-Ömer, Tanak, Koniko gibi sahalar burada bulunuyor. Suriye petrol üretiminin büyük kısmı bu bölgeden sağlanıyor. Ayrıca, Fırat havzası ve Golan tepeleri gibi iki büyük su havzası, Tişrin Barajı, Tabka Barajı, Deyrizor Barajı, El Baath Barajı ve Taberiye gölü de bu koridorda yer alıyor. İsrail, bu noktalarda kontrolü ele geçirerek Suriye'nin gıda ve enerji güvenliğini zapt etmeyi amaçlıyordu.

İSRAİL LOBİSİNİN TEPKİLERİ VE TÜRKİYE'NİN ROLÜ

Suriye ordusunun ilerleyişiyle planları suya düşen İsrail, ABD'deki lobisi aracılığıyla siyasi aparatları harekete geçirdi. AIPAC tarafından fonlanan Senatör Lindsey Graham, Suriye hükümetinin Suriyeli Kürtlere ve SDF'ye karşı askeri güç kullanması halinde Caesar Yasası yaptırımlarını yeniden devreye sokacağını açıkladı. Senatör Jim Risch de Şam yönetiminin insan hakları ihlalleri yaptığı iddiasında bulundu. Lübnan Üniversitesi'nden Doçent Dr. Leila Nicolas'a göre, Davut Koridoru Planı Türkiye'nin kararlı duruşu ve Suriye hükümetinin başarılı operasyonlarıyla akamete uğradı. Nicolas, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeydoğusunda PKK temelli bir devlet ya da yüksek özerklik girişimini varoluşsal tehdit olarak görmesinin ve ABD'nin merkezi bir Suriye'den yana tavır almasının planı zayıflattığını belirtti.