Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli hakkında yürütülen irtikap ve zorla tahsilat soruşturmasında, alınan ifadelerdeki çelişkiler dikkat çekiyor. Aynı olayla ilgili farklı beyanlar, yalan beyan ve gerçeği çarpıtma iddialarını gündeme taşıdı.
BAŞKAN ÖZCAN KENDİ İFADELERİYLE ÇELİŞTİ
Tanju Özcan, soruşturma kapsamında verdiği ifadelerde bir çelişki yaşadı. Bir beyanında, marketlerden baskı ve tehditle para alındığı suçlamasını, "Toplantı yapıldığı ve zorla para istendiği iddiası gerçeklikten uzak ve soyuttur" diyerek reddetti. Ancak Jandarma'daki ifadesinde, bir toplantı yapıldığını, öğrencilere burs sağlamak amacıyla bir vakıf kurulduğunu ve market yöneticilerinden bağış talep edildiğini kabul etti. Bu durum, Başkan Özcan'ın kendi beyanları arasında tutarsızlık olduğunu gösteriyor.
VAKIF BAŞKANININ SÜREÇTEN HABERİ YOKMUŞ
Olayın bir diğer boyutu ise BOLSEV (Bolu Çevre ve Yaşam Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız'ın ifadelerinde ortaya çıktı. Özcan, gözaltı sonrası verdiği ifadede, market temsilcileriyle belediye binasında bir toplantı yapıldığını ve vakıf için destek istendiğini belirtti. Buna karşılık Ali Sarıyıldız, söz konusu toplantıdan ve para talebinden haberdar olmadığını öne sürdü. Vakfın başında bulunan bir kişinin, vakfa destek amacıyla yapılan böylesine önemli bir görüşmeden haberdar olmaması, soruşturmada önemli bir çelişki olarak değerlendiriliyor.
BEYANLAR ARASINDA BÜYÜK UYUMSUZLUK
Soruşturmada yer alan diğer isimlerin ifadeleri de beyanlar arasındaki uyumsuzluğu artırıyor. Özcan, "Vakfa destek istedik" derken, Sarıyıldız "Ticari reklam anlaşması yaptık" şeklinde konuştu. Bolu Belediyesi Başkan Yardımcısı Süleyman Can ise iddiaları tamamen reddederek "Para istemedik" dedi. Aynı sürecin bir tarafça bağış, diğer tarafça ticari faaliyet olarak anlatılması ve bir başka isim tarafından da tamamen inkâr edilmesi, olayın karmaşıklığını ve beyanlar arasındaki tutarsızlığı daha da belirgin hale getiriyor. Özcan, market yöneticileriyle yapılan toplantıda herhangi bir tutarın konuşulmadığını savunurken, Sarıyıldız 12.500 TL + KDV teklif edildiğini ve aylık 300 bin TL'lik bir anlaşma yapıldığını belirtti. Bu durum, söz konusu bedellerin hangi aşamada ve kim tarafından netleştirildiği sorusunu akıllara getiriyor. Öte yandan, belediye denetimlerinin rutin olduğunu savunurken, müşteki ifadelerinde teklif sonrası denetimlerin sıklaştığı ve ruhsat süreçlerinde baskı hissedildiği iddiaları da dosyada yer alıyor. Özellikle bazı zincir marketlere yönelik ikinci denetimin zamanlaması da dikkat çekiyor. Zincir market yöneticileri, baskı için 5 günde bir denetim yapıldığını ifade ederken, Özcan bu iddiaları "Haberim yok" diyerek savuşturmaya çalıştı.



