Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile komşusu Kanada arasındaki diplomatik gerilim, Trump'ın Barış Kurulu için Kanada'ya gönderdiği daveti geri çekmesiyle doruk noktasına ulaştı. Bu karar, Kanada Başbakanı Mark Carney'nin Trump yönetimine ve ABD'ye yönelik sert eleştirilerinin ardından geldi. Trump, yeni kurulan Barış Kurulu için Kanada'ya gönderilen daveti resmen iptal ettiğini duyurdu.
Milyar Dolarlık Ücret Tartışması ve Diplomatik Gerilim
Trump'ın bu ani kararında, Kanada'nın Barış Kurulu'na katılmak için talep edilen 1 milyar dolarlık katılım ücretini ödemeyi reddetmesi önemli bir etken oldu. Truth Social platformu üzerinden açıklama yapan Trump, "Kanada'nın katılımına dair davetin iptal edildiğini temsil ettiğini" belirterek, Carney'ye yönelik doğrudan bir mesaj verdi. Kanada hükümeti, kurulda yer almayı ilkesel olarak kabul etse de, üyelik için herhangi bir ücret ödemeyeceğini daha önce net bir şekilde ifade etmişti. Bu mali anlaşmazlık, davetin geri çekilmesinde kilit rol oynadı.
Barış Kurulu'nun Amacı ve Uluslararası Tepkiler
Donald Trump tarafından kurulan Barış Kurulu, küresel çatışmaları çözmek amacıyla tasarlanmış yeni bir uluslararası organizasyon olarak tanıtılıyor. Trump'ın ömür boyu başkanlık yapacağı bu yapının, Birleşmiş Milletler'in geleneksel işlevlerini devralmayı hedeflediği belirtiliyor. Beyaz Saray verilerine göre, davet edilen altmış ülkeden otuz beşi şimdiden bu yeni oluşuma katılmayı kabul etti. Türkiye, Arjantin ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin listede yer aldığı görülürken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin diğer daimi üyelerinden henüz bir taahhüt gelmedi. İngiltere ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in kurulda yer almasından duyduğu endişeyi dile getirdi. Avrupa Birliği liderleri ise yeni kurulun kapsamı ve yönetim şekli hakkında ciddi şüpheler taşıyor. Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, kurulun tüzüğündeki birçok unsurun Birleşmiş Milletler Şartı ile uyumluluğu konusunda çekinceleri olduğunu belirtse de, Gazze'deki barış planının uygulanması için ABD ile çalışmaya hazır olduklarını ve Barış Kurulu'nun bu süreçte geçici bir yönetim olarak görev yapabileceğini ifade etti. Öte yandan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ülkesinin bu yapıya katılma davetini geri çevirdiğini duyurdu. Kurulun Gazze'deki yeniden yapılanma sürecinde etkin olması bekleniyor ancak mevcut tüzükte Filistin topraklarına dair doğrudan bir ifade bulunmuyor.



