ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Venezuela'dan yıllar önce el konulan varlıkları için tazminat bekleyen Amerikan petrol şirketleriyle, ülkedeki siyasi ve askeri gelişmelerden önce temas kurduğu öne sürüldü. Politico'nun yetkililere dayandırdığı iddialara göre, Washington yönetimi, tazminat beklentisi olan şirketlere, Venezuela'ya yeniden girerek petrol sektörüne büyük ölçekli yatırımlar yapmaları şartıyla destek vermeyi değerlendirdi.
PETROL ŞİRKETLERİNE YENİDEN GİRİŞ TEKLİFİ
Trump, daha önce yaptığı bir basın toplantısında, "ABD'nin dev petrol şirketlerini Venezuela'da devreye sokacağız. Milyarlarca dolar harcayarak petrol altyapısını onaracaklar ve ülke için para kazanmaya başlayacaklar" şeklinde konuşmuştu. Bu açıklama, Washington'ın petrol şirketleriyle yürüttüğü iddia edilen temasların, sahadaki gelişmelerden bağımsız olmadığını düşündürdü. Haberde ayrıca, Trump yönetiminin petrol şirketi yöneticilerine; sondaj kuleleri, boru hatları ve el konulan diğer varlıklar için tazminat talep eden firmaların, Venezuela'nın çökmüş petrol altyapısını ayağa kaldırmak üzere sahaya dönmeye hazır olmaları gerektiği mesajını ilettiği aktarıldı. Bu temasların son günlerde hızlandığı ve teklifin yaklaşık 10 gündür masada olduğu belirtildi.
RODRIGUEZ İLE GÖRÜŞME İDDİALARI VE ŞARTLAR
ABD Başkanı Trump, Amerikan Washington Post gazetesine verdiği röportajda, Venezuela'ya ABD askerlerinin konuşlandırılmamasının, Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun yardımcısı Delcy Rodriguez'in "Washington'un taleplerini yerine getirmesine" bağlı olduğunu ifade etmişti. Trump, dün ise Rodriguez'i açıkça tehdit ederek, "Doğru olanı yapmazsa muhtemelen Maduro'dan daha büyük bir bedel ödeyecek" demişti. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise Venezuela'ya yönelik saldırılar ve Maduro'nun ülkeden çıkarılması iddialarına ilişkin değerlendirmelerinde, Trump'ın "uygun bir geçiş sağlanana kadar Venezuela’da kalacağız" sözlerinin, şartları ABD'nin belirlemesi anlamına geldiğini savundu. Hegseth, bu şartları; uyuşturucu akışının durdurulması, ABD'den alınan petrolün "geri verilmesi" ve suçluların ABD’ye gönderilmemesi olarak sıraladı. Tüm bu açıklamalar ve iddialar, Trump yönetiminin Venezuela politikasında petrol şirketlerini merkeze alan bir yaklaşım izlediği ve askeri-siyasi adımlar öncesinde enerji devleriyle kapsamlı görüşmeler yaptığı yönündeki tartışmaları güçlendirdi.



