Ukrayna'ya Türk askeri gönderileceği iddialarına yanıt veren bakanlık yetkilileri, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) bölgedeki barış ve güvenlik arayışlarında ilk akla gelen güç olduğunu vurguladı. Yetkililer, TSK'nın sahip olduğu imkanlar, caydırıcılık gücü ve saygınlığının bu durumu kanıtladığını ifade etti.
UKRAYNA İÇİN İKİ TEMEL KOŞUL
Ukrayna'ya asker gönderilmesi için öncelikle Rusya ile Ukrayna arasında bir ateşkesin sağlanması gerektiği belirtildi. Ardından, görev tanımı netleştirilmiş bir misyonun çerçevesinin belirlenmesi ve hangi ülkenin ne ölçüde katkı sağlayacağının ortaya konulması şartı vurgulandı. TSK'nın bölgede güvenlik ve istikrarı sağlayacak her girişime katkıda bulunmaya hazır olduğu açıklandı.
LÜBNAN-RUM KESİMİ ANLAŞMASINA TEPKİ
Toplantıda, Lübnan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması da ele alındı. Bu anlaşmanın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) haklarını yok saydığı belirtilerek, böyle bir anlaşmanın kabul edilemeyeceği ifade edildi. Ayrıca, anlaşmanın Lübnan halkının menfaatlerini de ihlal ettiği değerlendirildi ve Lübnanlı yetkililere denizcilik alanında işbirliğine hazır olunduğu mesajı verildi.
SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINA SERT YAPTIRIM
Bakanlık, 11 Kasım'da düşen C-130 askeri kargo uçağında şehit olanların kimliklerini resmi açıklamadan önce sosyal medyada yayınlayanlara karşı sert önlemler aldı. Bu kişiler arasında emekli askeri personelin de bulunduğu tespit edildi ve hem suç duyurusunda bulunuldu hem de orduevlerine girişleri yasaklandı. Arama-kurtarma çalışmaları sürerken şehit ailelerinin acısını umursamadan bilgileri paylaşanlar 'sosyal medya arsızları' olarak nitelendirildi.



