DÜNYA
Yayınlanma : 20 Ocak 2026 15:19

Turizm devi REVO Hospitality iflas korumasında: 250 otel ve binlerce çalışan tehlikede!

Turizm devi REVO Hospitality iflas korumasında: 250 otel ve binlerce çalışan tehlikede!
Avrupa'nın turizm devi REVO Hospitality, 250 oteliyle iflas koruması istedi. Şirket, mali dengeyi bozan agresif büyüme stratejisi ve artan maliyetler nedeniyle zor durumda. Amaç, istikrarı sağlamak ve yeni yatırımcı bulmak.

Avrupa'nın önemli turizm şirketlerinden REVO Hospitality, 250 oteli kapsayan dev bir iflas koruma sürecine girdi. Şirketten yapılan açıklamada, Almanya ve Avusturya'daki yaklaşık 125 otelin faaliyetlerine ara vermeden devam edeceği belirtildi. Toplamda 5 bin 500 çalışanın görev yaptığı bu tesislerde hizmetlerin sürdürüleceği, iflas sürecinin ise Almanya'nın önde gelen yeniden yapılandırma şirketlerinden GT Restructuring'in gözetiminde yürütüleceği kaydedildi.

istikrar ve yeniden yapılanma hedefi

Yetkililer, bu adımın 'kısa vadede istikrarı sağlamak ve uzun vadede sürdürülebilir bir yapı kurmak' amacıyla atıldığını vurguladı. Grup, bu süreçte aynı zamanda yeni yatırımcılar ve finansal ortaklar arayışına da hız verdi. REVO Hospitality, Ocak-Mart 2026 dönemine ait çalışan maaşlarının ödenebilmesi için Almanya İş Kurumu'na ön finansman talebinde bulundu. Bu hamle, çalışanların haklarını korumayı ve belirsizliği azaltmayı amaçlıyor.

Agresif büyümenin bedeli ağır oldu

Bugün 12 Avrupa ülkesinde, 135 şehirde yaklaşık 250 otel işleten REVO Hospitality, kendi markalarının yanı sıra uluslararası zincirlerle yapılan franchise anlaşmalarıyla da faaliyet gösteriyor. 1.3 milyar euro civarındaki yıllık cirosu ve toplamda 8 bin 300 çalışanı bulunan şirketin, son yıllardaki agresif büyüme stratejisinin mali dengeyi bozduğu ifade ediliyor. 2008'de Leipzig'de ilk otelini alan şirket, 2020'ye kadar 51 otele ulaşmışken, kısa sürede portföyünü 250 otele çıkarması; çift yapılanmalar, entegrasyon sorunları ve artan sabit giderler nedeniyle şirketi zor durumda bıraktı. Şirket, krizin nedenleri arasında personel ve asgari ücret artışlarını, yükselen enerji, kira ve gıda maliyetlerini, yeni otel alımlarının yüksek finansman yükünü ve konaklama talebinin beklenen hızda toparlanmamasını gösterdi.