DÜNYA
Yayınlanma : 06 Şubat 2026 00:00

Türkiye'den İsrail'e Mesaj: Erdoğan'ın Bölgesel Diplomasisi Tansiyonu Artırıyor

Türkiye'den İsrail'e Mesaj: Erdoğan'ın Bölgesel Diplomasisi Tansiyonu Artırıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Mısır ve Suudi Arabistan ziyaretleri, İsrail'de endişe yaratırken, Türkiye'nin bölgesel diplomatik etkinliğinin arttığı ve Mısır ile güçlü iş birliği adımları attığı belirtiliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan ve Mısır'a gerçekleştirdiği resmi ziyaretler, İsrail kamuoyunda ve basınında geniş yankı buldu. Bu ziyaretler, bölgedeki güç dengeleri ve Türkiye'nin artan diplomatik etkinliği açısından dikkatle inceleniyor.

Mısır'la Güçlenen Bağlar ve Gazze Vurgusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır'ın başkenti Kahire'de mevkidaşı Abdulfettah es-Sisi ile bir araya geldi. Basın toplantısında Gazze'deki duruma ve yeniden imar çabalarına değinen Erdoğan, Türkiye'nin Mısır ile bu konuda iş birliği yapma arzusunu dile getirdi. İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine vurgu yapan Erdoğan, 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşma kararlılığını da yineledi. Bu kapsamda çeşitli anlaşmaların imzalanması, iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasi bağların güçlendiğinin bir göstergesi olarak yorumlandı.

İsrail'in Endişeleri ve Türkiye'nin Bölgesel Rolü

Tel Aviv merkezli Yedioth Ahronoth gazetesi, Türkiye'nin bu diplomatik hamlelerini İsrail'e yönelik bir 'gözdağı' olarak yorumladı. İsrail Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nden uzman Galia Lindenstrauss, Türkiye'nin son dönemde bölge ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmek için önemli adımlar attığını belirtti. Lindenstrauss, özellikle Mısır ile ilişkilerin düzeltilmesinin zorlu bir süreç olduğunu ancak Türkiye'nin bunu başardığını ve iki ülke arasındaki bağların eskiye göre çok daha istikrarlı hale geldiğini ifade etti. Uzman, Türkiye'nin insansız hava araçları (İHA) alanındaki gücünün Suudi Arabistan ile güvenlik iş birliğini artırdığına ve bölgedeki ülkelerin artan ihtiyaçları nedeniyle Ankara'ya yöneldiğine dikkat çekti. ABD'ye olan güvenin sarsıldığı endişeleri bağlamında, Türkiye'nin hem Batı hem de Doğu blokları için 'güvenilir bir liman' haline geldiği yorumu yapıldı.