İsrail'in önde gelen haber kaynaklarından Natziv, Türkiye'nin savunma sanayisindeki son gelişmeleri dikkatle inceledi. Türkiye'nin 2000 kilometre menzil kapasitesine sahip Cenk füze programı, İsrailli uzmanlar tarafından değerlendirildi. Bu proje, Türkiye'nin caydırıcılık gücünü artırarak bölgesel bir güç olma çabasının önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Roketsan ve ASELSAN gibi yerli savunma firmalarının bu proje içindeki rolleri de önemli bir şekilde vurgulandı.

TÜRKİYE'NİN SAVUNMA STRATEJİSİ
Natziv'in analizine göre, Türkiye'nin savunma stratejisi üç ana hedef doğrultusunda şekilleniyor. İsrailli güvenlik analistleri, bu programın arkasındaki motivasyonlar arasında savunma sanayisinde bağımsızlık kazanma, yerli üretim kapasitesini artırma ve Orta Doğu, Kuzey Afrika ile Güney Avrupa'ya kadar ulaşan bir caydırıcılık sağlama yer alıyor. Ayrıca, Mach 5'in üzerindeki hızlarla mevcut hava savunma sistemlerini aşacak hipersonik teknolojilere geçiş yapma hedefi de dikkat çekiyor.

İSRAİL'İN SAVUNMA SİSTEMLERİ YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ
Türkiye'nin savunma alanındaki bu önemli gelişmeler, İsrail ile yaşanan siyasi gerilimler çerçevesinde bölge üzerindeki etkileri açısından da ele alınıyor. İsrail topraklarının tamamının, Tel Aviv dahil, 2000 kilometrelik menzil içinde yer aldığına dikkat çekiliyor. Güvenlik analistleri, mevcut hava ve füze savunma sistemlerinin, kuzeybatıdan gelebilecek olası tehditlere karşı gözden geçirilmesi gerektiğini belirtiyor.

BÖLGESEL GÜÇ DENGELERİ DEĞİŞİYOR
Uzmanlar, Türkiye'nin uzun menzilli füze üretimindeki kabiliyetinin Orta Doğu'da yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebileceği ve bölgesel güç dengelerinde önemli değişikliklere yol açabileceği öngörüsünde bulunuyor. 2026 yılına kadar gelişmiş füze modellerinin seri üretime geçmesi hedefleniyor. Bu durum, teorik bir kapasiteyi operasyonel bir gerçekliğe dönüştürecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçen yıl duyurduğu 2000 kilometre menzilli balistik füze geliştirme çalışmaları devam ediyor. Cenk füzesi, katı yakıtlı motorlar ve hassas güdüm sistemleri ile donatılacak ve kara fırlatma araçlarıyla kullanılacak. Bazı modellerinin denizaltılara entegre edilmesi de planlanıyor.


