Türkiye'nin terörle mücadelesi, özellikle "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda çok boyutlu bir sürecin parçası olarak değerlendiriliyor. Ankara'daki analizlere göre, terör örgütünün Kandil ve Suriye uzantılarının, dış güçlerin de etkisiyle bu süreci sekteye uğratmaya yönelik girişimlerde bulunduğu tespit ediliyor.
HER TÜRLÜ SENARYOYA KARŞI HAZIRLIK
Bu riskleri göz önünde bulunduran Türkiye, askeri, istihbari ve diplomatik alanda tüm senaryolara karşı hazırlıklarını sürdürüyor. Suriye'deki gelişmeler yakından takip edilirken, Türkiye konuyla ilgili temel ilkesel yaklaşımını koruyarak durumu "Suriye'nin iç meselesi" olarak değerlendiriyor. Ankara'nın önceliği, sorunun müzakere ve diyalog yoluyla çözülmesinden yana.
DİPLOMATİK VE ASKERİ SEÇENEKLER GÜNDEMDE
Bununla birlikte, Suriye yönetiminin talep etmesi ve sahadaki gelişmelerin zorunlu kılması durumunda askeri desteğin de masada olabileceği ifade ediliyor. Ateşkesin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile gerçekleştirdiği görüşme, diplomatik temasların önemini vurguluyor. YPG'nin çekildiği bölgelerde halkın ordu kontrolüne geçilmesinden duyduğu memnuniyet ve SDG ile yapılan yeni anlaşmalar kapsamında aşiretlere "tansiyonu düşürme" çağrısı, bölgedeki hassas dengeleri gözler önüne seriyor.



