Dünyanın merakla beklediği kritik görüşme için gözler Umman'ın başkenti Maskat'a çevrildi. Amerika Birleşik Devletleri ve İran, bölgedeki tansiyonu düşürmek ve nükleer anlaşmazlığı çözmek amacıyla diplomatik temaslara başlıyor.
BEYAZ SARAY'DAN DİKKAT ÇEKİCİ AÇIKLAMALAR
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump'ın diplomasiyi her zaman önceliklendirdiğini belirtti. Leavitt, "Başkan'ın İran rejimine yönelik talepleri oldukça nettir ve nükleer kapasitenin sıfırlanması konusunda açık bir tavır sergilemiştir. İster müttefiklerimiz ister düşmanlarımız olsun, dünyanın dört bir yanındaki ülkelerle ilişkilerinde her zaman diplomasiyi ilk seçenek olarak görmektedir." dedi. Görüşmeler için Özel Temsilci Steve Witkoff ve Jared Kushner'ın Umman'a gideceği ve sonuçlarının bekleneceği ifade edildi.
ABD VATANDAŞLARINA 'ACİL TAHLİYE' UYARISI VE İRAN'IN TEPKİSİ
ABD, İran'da bulunan vatandaşlarına ülkeyi derhal terk etmeleri yönünde bir uyarıda bulundu. Tahran Sanal Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, İran'daki güvenlik önlemlerinin arttığı, yolların kapandığı ve internet erişiminin kısıtlandığı bildirildi. Vatandaşlara, olası bir durumda evlerinde veya güvenli binalarda sığınak niteliğinde alanlar belirlemeleri, yeterli gıda, su ve ilaç stoklamaları tavsiye edildi. Ayrıca, kara yoluyla Türkiye veya Ermenistan'a geçiş önerildi. Bu gelişmelerin ortasında, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile müzakerelere katılmak üzere Umman'a hareket etti. Erakçi, görüşmeler öncesinde yaptığı açıklamada, İran'ın iyi niyetle ve haklarından taviz vermeden masaya oturduğunu vurguladı. İran'ın beklentisinin eşitlik temelli bir anlayış olduğunu belirten Erakçi, taahhütlerin yerine getirilmesinin ve karşılıklı saygı ile çıkarların bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Öte yandan, ABD'nin sunduğu şartları ulusal egemenliğine müdahale olarak gören İran, olası bir askeri operasyona misliyle karşılık vereceği tehdidinde bulundu ve bölgedeki ABD üslerini ile İsrail'i hedef alacağı uyarısını yaptı. Bu karşılıklı restleşmeler, kısa vadede bir uzlaşı ihtimalini zayıflatırken, bölgedeki askeri hareketliliğin süreceği sinyalini veriyor.



