Yapay zekanın iş hayatındaki rolüyle ilgili hakim anlatı, teknolojinin işleri elimizden alması değil, tam tersine bizi onlardan kurtarması yönünde. Son üç yıldır sektör, milyonlarca endişeli çalışana bu vaadi satıyor. Bazı beyaz yakalı işlerin yok olacağı doğru olsa da, çoğu rol için yapay zeka, daha yetkin, daha vazgeçilmez bir profesyonel olmanın yolu olarak sunuluyor. Ancak Harvard Business Review'da yayımlanan yeni bir araştırma, bu vaadin aslında bir verimlilik devrimi değil, şirketleri tükenmişlik makinelerine dönüştürme riski taşıdığını ortaya koyuyor.
YAPAY ZEKANIN BEKLENMEYEN SONUÇLARI
Araştırmacılar, sekiz ay boyunca 200 kişilik bir teknoloji şirketinde, çalışanların yapay zekayı ne kadar benimsediğini gözlemledi. Yapılan 40'tan fazla derinlemesine görüşmede, çalışanların herhangi bir baskı altında olmadığı, yeni hedefler konulmadığı anlaşıldı. Ancak yapay zeka araçları sayesinde daha fazlasını yapabileceklerini hissettikleri için, doğal olarak daha çok iş yapmaya başladılar. Bu durum, öğle molalarının ve mesai sonrası saatlerin işe kaymasına neden oldu. Mühendislerden biri, "Yapay zeka ile daha üretken olabileceğinizi düşündüğünüzde, belki biraz zaman kazanıp daha az çalışabilirsiniz sanırsınız. Ama aslında daha az çalışmıyorsunuz. Aynı miktarda, hatta daha fazla çalışıyorsunuz," şeklinde konuştu. Teknoloji forumlarında da benzer tepkiler görüldü; bir yorumcu, "Ekibimiz yapay zeka odaklı çalışmaya başladığından beri beklentiler üç katına çıktı, stres üç katına çıktı ve gerçek verimlilik sadece yüzde 10 arttı. Liderlik, yapay zeka yatırımlarını haklı çıkarmak için üzerimizde büyük bir baskı kuruyor ve biz de bunu göstermek için daha uzun saatler çalışmak zorunda kalıyoruz," dedi.
VERİMLİLİK ARTIŞI DEĞİL, YORGUNLUK VE TÜKENMİŞLİK
Bu bulgular, yapay zeka ve iş dünyası arasındaki ilişkinin temel sorusunu yeniden gündeme getiriyor: Kazanımlar gerçek mi? Bu yeni araştırma, kazanımların gerçek olduğunu doğruluyor ancak bu kazanımların nereye yol açtığını da gösteriyor. Araştırmacılara göre, sonuçlar "yorgunluk, tükenmişlik ve özellikle organizasyonel beklentilerin hız ve yanıt verme kabiliyeti açısından yükselmesiyle işten uzaklaşmanın zorlaştığı yönünde büyüyen bir his" olarak özetleniyor. Sektörün, insanların daha fazlasını yapmasına yardımcı olmanın her şeyin cevabı olacağı bahsi, tamamen farklı bir sorunun başlangıcı olabilir.



