Bir zamanlar sadece tıp fakülteleri ve özel koleksiyonlarla sınırlı olan insan iskeletleri, günümüzde sosyal medya platformlarında popüler birer 'dekorasyon' trendi haline geldi. Bristol Üniversitesi'nden Anatomi Profesörü Michelle Spear'in araştırması, insan kalıntılarının internet siteleri ve sosyal medya kanallarında adeta bir 'yaşam tarzı aksesuarı' olarak pazarladığını gözler önüne serdi.
Sosyal Medyada Yeni 'Trend': İnsan İskeletleri
TikTok gibi platformlarda 'SkullDecor' veya 'OdditiesTok' gibi etiketlerle paylaşılan videolarda, gerçek insan kalıntıları antika kitapların yanında birer süs eşyası gibi sergileniyor. Bu denetimsiz ticaretin temelinde ise yasaların teknolojik gelişmelere ayak uyduramaması yatıyor. Birleşik Krallık'taki 2004 tarihli 'İnsan Dokusu Yasası', bağışlanan bedenlerin kullanımını düzenlese de yalnızca 100 yaşından genç kalıntılar için geçerli. Bu durum, satıcılar için önemli bir yasal boşluk oluşturuyor.
Yasal Boşluklar ve Tarihsel Arka Plan
İnternet üzerindeki satıcılar, ellerindeki kafataslarını 'Viktorya Dönemi' gibi etiketlerle yasal denetimden kaçabiliyor. Alıcıların köken sorgulamaması ve platformların yeterli denetim mekanizmalarına sahip olmaması, bir ülkeden diğerine denetimsiz kemik sevkiyatının önünü açıyor. ABD'de farklı eyalet yasaları da bu ticaretin sınırları kolayca aşmasına neden oluyor. Günümüzde internette satılan kemiklerin büyük bir kısmı, rahatsız edici bir tarihsel geçmişe sahip. 19. yüzyılda mezar soygunculuğunu önlemek için çıkarılan yasaların yetersiz kalmasıyla Hindistan, ana kemik tedarikçisi konumuna gelmişti. 1980'lerde Hindistan'dan yılda yaklaşık 60 bin tam iskelet ihraç ediliyordu ve bu kemikler genellikle yoksul ailelerin cenazelerinden veya mezar hırsızlığı yoluyla elde ediliyordu. 1985'te çocuk iskeletlerinin ihracatını ortaya çıkaran bir skandalın ardından Hindistan bu ticareti yasakladı; 2008'de ise Çin benzer bir adım attı. Ancak uzmanlar, o dönemden kalan binlerce iskeletin hala 'açık pazarda' el değiştirdiğini belirtiyor.
Etik Boyut ve İnsan Onuruna Aykırı Tüketim
Araştırmacılar, bir zamanlar ismi, ailesi ve hikayesi olan insanların, bugün bir 'tık' ile satın alınan dekoratif objelere indirgenmesinin etik boyutuna dikkat çekiyor. Profesör Spear ve ekibi, insan kalıntılarının ticari bir mal olmaması gerektiğini vurgulayarak, bu durumun sadece ölenlere saygısızlık değil, aynı zamanda insan onuruna aykırı bir 'tüketim kültürü' yarattığını savunuyor.


