Yemen'de İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından desteklenen grupların yer aldığı karmaşık mücadelede kritik bir dönüm noktası yaşanıyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan'ın Yemen'in liman kenti Mukalla'ya düzenlediği saldırının ardından ülkedeki 'terörle mücadele birimlerini' geri çekeceğini açıklamıştı. Bu saldırı, BAE'den gelen iki geminin, ayrılıkçılara silah taşıdığı gerekçesiyle Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon tarafından gerçekleştirilmişti.

LİMANLARA YASAK VE OLAĞANÜSTÜ HAL İLANI
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Rashad Muhammed el-Alimi, saldırı sonrasında ülkede 72 saat süreyle tüm limanlar ve geçiş noktaları için hava, deniz ve kara yasağı uygulanacağını duyurdu ve 90 günlük olağanüstü hal ilan etti. El-Alimi ayrıca, 'Birleşik Arap Emirlikleri ile Ortak Savunma Anlaşması işbu tarihten itibaren iptal edilmiştir' açıklamasını yaparak, tüm BAE güçlerine 24 saat içinde ülkeyi terk etmeleri çağrısında bulundu ve BAE'yi Yemen'de iç çatışmayı körüklemekle suçladı.
GERGİNLİK SÜRÜYOR VE SINIR TEHDİTLERİ
BAE destekli ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, 3 Aralık'ta Suudi Arabistan ve Umman sınırlarına uzanan doğu vilayetlerini askeri hamlelerle ele geçirmişti. GGK, Yemen'in güneyinde 1990 öncesi olduğu gibi bağımsızlık talep ediyor. Suudi yönetimi, BAE'nin geri adımının sonuçlarını takip ederken, 'bekle ve gör' politikası izliyor ve BAE'nin ayrılıkçı güçleri desteklemeye devam edip etmeyeceğini gözlemliyor. Riyad yönetimi, BAE'nin Hadramevt ve Mehra vilayetlerinde, Suudi Arabistan'ın güney sınırlarına yakın bölgelerde askeri operasyonlar için GGK'yi sevk ettiğini belirterek, bu eylemleri 'ülkenin ulusal güvenliğine tehdit' olarak değerlendiriyor.


