Etiyopya'nın kuzeydoğusundaki Hayli Gubbi Yanardağı, yaklaşık 12 bin yıl aradan sonra ilk kez patlayarak dünya genelinde büyük bir dikkat çekti. Bu beklenmedik patlama sonrası yükselen yoğun duman bulutları, 14 kilometre yüksekliğe ulaştı ve bölgedeki ekonomik etkilerin olabileceği yönünde endişelere yol açtı. Yanardağın küllerinin Yemen, Umman, Kuzey Pakistan ve Hindistan'a kadar sürüklendiği bildirilerek, uluslararası alanda tedirginlik yarattı.

AFRİKA RİFTİ'NDEN GELEN UYARI
Smithsonian Enstitüsü'ne bağlı Küresel Volkanizma Programı'nın verilerine göre, 493 metre yüksekliğindeki Hayli Gubbi'nin Holosen döneminde daha önce hiç patlamadığı biliniyor. Bu durum, patlamanın önemini artırıyor. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Özgür Karaoğlu, bu olayın, UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan ve dünyanın en büyük fay hattı olan 6 bin kilometrelik Büyük Rift Vadisi'nin Afrika'nın kuzey ucuna yakın bir noktada gerçekleştiğini açıkladı. Bu bölgenin, Arabistan, Afrika ve Somali plakalarının ayrıldığı 'Afar Üçgeni' olarak bilinen kritik bir alanda yer alması, volkanik faaliyetlerin anlaşılması açısından büyük bir önem taşıdığını belirtti.

TÜRKİYE'DE VOLKANİK FAALİYETLERİN ARTAN GÖRÜNÜMÜ
Prof. Dr. Karaoğlu, Türkiye'nin zengin volkanik aktiviteye sahip olduğunu vurgulayarak, Anadolu coğrafyasının yaklaşık yüzde 20'sinin magmatik kayalarla kaplı olduğunu söyledi. Batı Anadolu'da Kula, Alaşehir ve Salihli bölgelerinde bulunan magma zonlarıyla ilgili yürütülen çalışmalarda, Kula volkanik alanındaki magma odalarının 5 kilometreye ulaştığı kaydedildi. Ayrıca, Sındırgı ve Simav depremlerinin yeni bir magma yerleşimiyle ilişkili olabileceği öngörülüyor. Karaoğlu, 2025 başlarında bölgedeki depremlerin rastlantısal olmadığını ve magma yerleşimiyle bağlantılı olduğunu belirtti. MTA'nın Sındırgı depremleriyle ilgili açıklamalarında 'volcano-tektonik depremler' olabileceği öne sürüldü.



