Avrupa Birliği (AB) ile Çin arasında diplomatik ilişkilerin 50. yılı vesilesiyle Pekin'de düzenlenen 25. Çin-AB Zirvesi'nin ardından AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen bir basın toplantısı düzenledi.

ZİRVENİN ÖNEMLİ NOKTALARI
Toplantıda, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Çin Başbakanı Li Qiang ile yapılan görüşmelerin ardından Costa, Xi ve Li'ye gösterdikleri misafirperverlik için teşekkür etti. AB ile Çin arasındaki ilişkilerin son 50 yılda büyük ilerleme kaydettiğini ve iki tarafın önemli ticaret ortakları haline geldiğini vurgulayan Costa, AB ve Çin'in büyük ekonomiler ve küresel güçler olduğunu, bu nedenle etkileşim ve işbirliğinin dünya için önemli olduğunu belirtti. Küresel barış ve güvenlik, refah ve sürdürülebilir kalkınma konularında Çin ile birlikte çalışmak istediklerini, iklim değişikliğiyle mücadeleyi ortak öncelikleri olarak gördüklerini ifade etti. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığının yalnızca Avrupa'yı değil, küresel düzeni de tehdit eden bir savaş olduğunu, en kısa sürede adil ve kalıcı bir barış sağlanması gerektiğini dile getirdi. Gündemin büyük bölümünün ticaret ve ekonomiye ayrıldığını, adil bir ticaret dengesinin hayati önem taşıdığını, ticaret açıkları ve pazara erişim dengesizliklerini görüştüklerini belirtti.

TİCARET AÇIĞI VE DENGESİZ İLİŞKİLER
Von der Leyen ise zirvenin Çin ile ikili ilişkilerde ilerleme kaydetmek için iyi bir fırsat sunduğunu söyledi. Ticaret ve yatırım konularındaki endişelerini Çinli liderlere açıkça dile getirdiklerini belirterek, Avrupa Birliği'nin Çin'in toplam ihracatının %14,5'ini oluştururken, Çin'in AB ihracatının sadece %8'ini temsil ettiğini, bu dengesizliğin ticaret aksaklıkları ve pazara erişim engellerinden kaynaklandığını vurguladı. Ticaret açığının son on yılda ikiye katlanarak 300 milyar euroyu aştığını, net bir dönüm noktasında bulunduklarını ifade etti. Çin'in Ukrayna savaşındaki Rusya'ya verdiği desteğin Avrupa güvenliğini tehdit ettiğini, endişelerini açıkça dile getirdiklerini belirtti. Çin'i nüfuzunu kullanarak Rusya'yı ateşkese zorlamaya çağırdı ve Çin'in Putin'in savaşına yaklaşımının gelecekteki ilişkilerini belirleyeceğini söyledi. ABD ile ticaret anlaşması konusuna ilişkin soruya ise, müzakere edilmiş bir çözüme ulaşmayı hedeflediklerini ve diğer tüm araçların da masada olduğunu belirtti.

ÇİN'İN RUSYA ÜZERİNDEKİ NÜFUZU
Ukrayna savaşına ilişkin görüşmelere ve Çin'in yaklaşımına dair soruya Costa, Çin ile BM anlaşmasını ve egemenlik, toprak bütünlüğü gibi değerleri savunduklarını, Çin'in bu savaş hakkında BM'de aynı tutumu dile getirdiğini belirtti. Ukrayna'da adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın da ortak hedefleri olduğunu, Çin'in BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olarak özel bir sorumluluğu olduğunu ve Rusya'yı savaşı durdurmaya, ateşkesi kabul etmeye ve Ukrayna ile müzakereye oturmaya ikna etmek için nüfuzunu kullanması gerektiğini söyledi. Çin'e Rusya'ya ihraç edilen mallara dikkat etmesini ve savaş amaçlı kullanılmasının önlenmesini talep ettiklerini belirtti. Von der Leyen ise Çin'in Rusya üzerinde Avrupa'nın Ukrayna üzerindeki nüfuza benzer bir nüfuzunun olduğunu, Çin'in bu nüfuzunu kullanarak Rusya'yı müzakere masasına oturmaya ikna etmesini beklediklerini, Başkan Zelenskiy'in zaten müzakere masasına oturmayı kabul ettiğini ifade etti.

