ABD'nin Venezuela'ya yönelik ablukası, Karayip Denizi'nde donanma helikopterleriyle desteklenen operasyonlarla yeni bir boyut kazandı. Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun kaçırılmasıyla başlayan süreçte, ABD güçlerinin uluslararası sularda Venezuelalı petrol tankerlerine baskın düzenleyerek yüklerine el koyduğu görüntüler, dünya basınında 'uluslararası korsanlık' olarak nitelendirildi. Karakas yönetimi bu müdahaleleri 'hırsızlık ve kaçırma' olarak tanımlarken, petrol ihracatına yönelik ablukaya şiddetle tepki gösterdi.
ÇİN VE KÜBA'YA PETROL SEVKİYATI DURMA NOKTASINDA
Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD'nin deniz ablukası ve yaptırım politikaları sonucunda Venezuela'dan Çin ve Küba'ya ham petrol sevkiyatı fiilen durma noktasına geldi. ABD müdahalesi öncesinde Çin, Venezuela'dan günde yaklaşık 440 bin varil petrol ithal ederken, Küba günde yaklaşık 20 bin varil petrol alıyordu. Şimdi ise Venezuela petrolü ABD'nin sıkı kontrolü altında olduğundan, Pekin ve Havana'ya sevkiyat neredeyse tamamen kesildi ve tüm sevkiyatlar Teksas, Mississippi ve Louisiana'daki Amerikan rafinerilerine yönlendiriliyor.
KÜBA'DA ENERJİ KRİZİ VE ALTERNATİF ARAYIŞLARI
Küba, yıllardır Venezuela'dan sağladığı ucuz ham petrolle enerji ihtiyacının büyük kısmını karşılıyordu. Ancak ABD ablukasıyla birlikte Karayip adasına petrol gönderimi kesildi, ülkede yakıt sıkıntısı, elektrik kesintileri ve ekonomik baskılar artıyor. Havana henüz alternatif uzun vadeli tedarik yolları oluşturabilmiş değil, ancak Küba'nın petrol ihtiyacında Meksika'nın yeni alternatif ülke olarak değerlendirildiği belirtiliyor.



