ABD'nin önemli yayınlarından National Security Journal, Türkiye'nin milli üretim 5. nesil savaş uçağı KAAN'ı kapsamlı bir analizle mercek altına aldı. Analiz, Ankara'nın bu projeyle hem kendi hava gücünü güçlendirdiğini hem de küresel savunma pazarında yeni bir dönemi başlattığını vurguluyor.

ENDONEZYA İLE 10 MİLYAR DOLARLIK DEV ANLAŞMA
Analize göre, Türkiye ve Endonezya arasında imzalanan anlaşma kapsamında 48 adet KAAN savaş uçağı için yaklaşık 10 milyar dolarlık bir paket hazırlandı. Bu anlaşma sadece uçak teslimatını değil, aynı zamanda Endonezyalı firmalarla geniş çaplı endüstriyel iş birliğini de içeriyor. Bu adımın, KAAN'ın uluslararası arenaya çıkışında önemli bir sıçrama yarattığı belirtiliyor.
F-35'TEN ÇIKARILMA KRİTİK DÖNÜM NOKTASIYDI
Analizde, Türkiye'nin 2019'da Rus yapımı S-400 sistemi alması nedeniyle ABD'nin F-35 programından çıkarılmasının kritik bir kırılma noktası olduğu ifade ediliyor. Bu süreçten sonra Ankara'nın kaynaklarını TF-X programına, yani KAAN'a yönlendirdiği ve teknolojik egemenlik hedefini hızla büyüttüğü aktarılıyor. Türkiye, KAAN tam operasyonel olana kadar hava kuvvetlerindeki boşluğu önlemek için ABD'den 40 yeni F-16 ve 79 modernizasyon kiti ile İngiltere'den 20 Eurofighter Typhoon tedarik etti.
2028'DE İLK TESLİMAT VE YERLİ MOTOR HEDEFİ
TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil'in açıklamalarına göre, ilk üretim partisi 'Block 10' 20 uçaktan oluşacak ve 2028'de Türk Hava Kuvvetleri'ne teslim edilecek. Üretim hızının daha sonra ayda iki uçağa çıkarılması planlanıyor. Bu takvim, Batılı programlarla karşılaştırıldığında oldukça agresif bir tempo olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, mevcut prototiplerde kullanılan ABD yapımı General Electric F110-GE-129 motorlarının yerine, yerli üretim TEI-TF35000 turbofan motorunun geliştirildiği ve bunun KAAN'a süperseyir yeteneği kazandırmasının hedeflendiği belirtiliyor.


