Suriye ordusunun operasyonları ve Şam yönetimiyle varılan mutabakat, terör örgütü YPG/SDG'yi zorlu bir sürece soktu. Güvenilir destekçisi ABD'nin geri çekilmesiyle büyük bir darbe alan örgüt, şimdi çaresizce yeni müttefikler arayışına girdi.

18 OCAK MUTABAKATI VE ENTEGRASYON SÜRECİ
Suriye ordusunun 16 Ocak'ta terör örgütü YPG/SDG'ye yönelik başlattığı operasyonlar, Fırat Nehri'nin batısındaki bölgeleri kapsayarak genişledi ve aşiretlerin de desteğiyle Suriye yönetiminin kontrolüne geçen toprakların büyük bölümünü geri kazandırdı. Şam yönetimi ile terör örgütü arasında imzalanan 'Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması' kapsamında, örgütün Fırat'ın doğusundaki Rakka ve Deyrizor illerinden çekilmesi, Haseke'deki kamu kurumlarının devlete devredilmesi ve sınır kapıları ile enerji kaynaklarının merkezi otoriteye teslim edilmesi öngörülüyor. Anlaşma, sözde SDG unsurlarının güvenlik güçlerine entegrasyonunu da içeriyor. Ancak, örgütün anlaşma şartlarını yerine getirmede gösterdiği direnç nedeniyle cephe hatlarında zaman zaman çatışmalar yaşanıyor.

TERÖR ÖRGÜTÜ SAFLARINDA 'YÜZÜSTÜ BIRAKILMA' ALGISI
Bu gelişmeler, terör örgütü YPG/SDG içinde ciddi bir kırılmaya yol açarken, örgüt destekçileri ABD'yi kendilerini 'yüzüstü bırakmakla' suçluyor. ABD, 2014'ten bu yana DEAŞ ile mücadele bahanesiyle YPG/SDG'ye yoğun silah ve lojistik desteği sağlamıştı. ABD Başkanı Donald Trump, Suriye'deki gelişmeleri değerlendirirken, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın 'çok sıkı çalışan, güçlü ve sert bir adam' olduğunu belirtti ve hapishanelerdeki teröristler hakkında konuştuğunu söyledi. Trump, ABD'nin Kürtlere yeterince destek verdiğini ve Kürtlerin kendileri için petrol ve başka şeyler elde ettiklerini de ekledi.
İSRAİL'DEN DESTEK İSTEDİLER
AFP'nin haberine göre, terör örgütü YPG/SDG'den adı açıklanmayan bir yetkili, İsrail devletiyle bazı isimlerin temas halinde olduğunu ve bu görüşmelerin destekle sonuçlanması halinde her türlü kaynaktan gelecek desteğe açık olacaklarını belirtti. Bu ayın başlarında İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Suriye rejimi güçlerinin Kürt azınlığa yönelik saldırılarının 'son derece ciddi ve tehlikeli' olduğunu söylemişti. Öte yandan, 18 Ocak mutabakatının ardından YPG/SDG'nin eski sözde elebaşlarından Mustafa Bali, İsrail televizyonu Kann News'e verdiği demeçte, 'Mutabakat sebebiyle İsrail, bizi hayal kırıklığına uğrattı' ifadelerini kullanmıştı. ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ise, Suriye'deki Kürtler için en büyük fırsatın Beşar Esad liderliğindeki yeni hükümetin geçiş sürecinde yattığını vurguladı. SETA Dış Politika Araştırmacısı Can Acun da, PKK/YPG adına bir devrin sonuna gelindiğini ve örgüt tabanında büyük bir depresif ve hezimet duygusu olduğunu belirtti.


