Suriye'deki terör örgütü YPG/SDG içinde yer alan eski bir sözde yönetici, örgütün hem ABD'yi hem de bölge halkını nasıl kandırdığına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. 'Ali' kod adlı Ahmet Osman, örgütün hiçbir zaman iddia edildiği kadar kalabalık olmadığını, ABD'ye sunulan rakamların bilinçli olarak şişirildiğini ve bu sayede yüksek maaş ödemeleri alındığını belirtti. Osman, en kalabalık dönemlerinde bile 35 bini aşmayan örgütün, 80-90 bin kişilik ödeme aldığını iddia etti.
ABD SİLAHLARI EL ALTINDAN SATILDI, ÇIKAR SAĞLANDI
Ahmet Osman, ABD'nin bu süreçte sadece kandırılmakla kalmadığını, bazı Amerikalı yetkililerin de bu durumdan ciddi kazanç sağladığını öne sürdü. Özellikle Brett McGurk'ü işaret ederek, bu 'dolandırıcılıkta' ABD'lilerin de payı olduğunu ve McGurk'ün buradan büyük paralar kazandığını söyledi. Ayrıca, YPG/SDG'nin ABD'den aldığı silahların da PKK tarafından el altından satıldığını itiraf etti. Washington'un bu durumu fark etmesiyle maaş ödemelerini kestiğini ve bunun üzerine örgütün bölgedeki fabrikalara el koyduğunu da sözlerine ekledi.
KANDİL-SURİYE BAĞLANTISI VE DEM PARTİSİ İDDİALARI
Osman, Rakka'daki çatışmalar sırasında ABD hava desteği olmadan PKK'nın 'bir hiç' olduğunu ve sadece iki saat dayanabildiklerini anlattı. Kuşatma sırasında Kandil'den gelen üst düzey isimlerin hapishanelere ve tünellere sığındığını, sivillerin ise infaz edildiğini itiraf etti. En dikkat çekici iddialarından biri ise DEM Partisi'nin (DEM) belediye bütçelerinden kendilerine pay ayırdığı yönündeydi. Osman, Cemil Bayık, Murat Karayılan, Bese Hozat ve Mustafa Karasu gibi isimlerin de zaman zaman Kamışlı, Rakka ve Ayn el-Arab'a geldiğini, ayrıca DEM-HDP yöneticilerinin de Irak üzerinden bu bölgelere ziyaretler gerçekleştirdiğini ileri sürdü. Gelinen noktada örgütün sahadaki varlığının büyük ölçüde çöktüğünü ifade etti.



