ABD ve İran, barış anlaşması için zaman kazanmak amacıyla ateşkesi iki hafta uzatmayı planlıyor.
ÇATIŞMA RİSKİ AZALMAYA ÇALIŞILIYOR
The New York Times'a göre, bu adım ABD'nin Basra Körfezi'ndeki ablukasını azaltarak çatışma riskini düşürmeyi ve savaşın Kızıldeniz'e yayılmasını önlemeyi amaçlıyor. Mevcut ateşkesin süresinin önümüzdeki hafta dolması beklenirken, arabulucular kalıcı bir uzlaşı için teknik görüşmelere devam ediyor. Dünyanın en kritik enerji yollarından biri olan Hürmüz Boğazı, savaşın başlangıcından beri neredeyse tamamen kapalı durumdaydı. ABD'nin uyguladığı deniz ablukası, İran'ın sevkiyatlarını keserken, Tahran da Boğaz'ı diğer gemilere kapalı tutmaya devam ediyor. Bu durum, küresel ekonomiyi tehdit eden bir enerji krizine yol açıyor.
İRAN'DAN SERT UYARI
İran, Babülmendep Boğazı'nın da kapatılabileceğini vurgularken, görüşmelerin odak noktası Lübnan-İsrail arasındaki barış görüşmeleri oldu. Ancak, barış görüşmelerinin ilk turu geçtiğimiz hafta sonu Pakistan'da gerçekleştirildi ve taraflar bir anlaşmaya varamadan ayrıldı. Bu durum, İsrail'in Lübnan'daki kanlı savaşı nedeniyle ortaya çıktı. ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ve Lübnan liderlerinin Beyaz Saray'da bir araya geleceğini duyurdu. Ancak, bu görüşmenin beklenen sonuçları vermesi zor görünüyor. İsrail, Lübnan'da savaşın Hizbullah ile olduğunu belirtiyor. İran ise Hizbullah ile birlikte bölgedeki diğer İran destekli grupların ateşkese katılmadığı sürece savaşın devam edeceği uyarısını yapıyor. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, ateşkesin uzatılması için henüz resmi bir talepte bulunmadıklarını ancak müzakerelere aktif olarak katıldıklarını belirtti. ABD yönetimi, Tahran'a baskıyı artırmak ve olası bir başarısızlık durumunda saldırılara hazırlık yapmak amacıyla bölgeye binlerce yeni asker gönderiyor. Washington Post'a göre, yaklaşık 6 bin askerden oluşan bir birlik, USS George H.W. Bush uçak gemisiyle birlikte bölgeye sevk ediliyor. Bu gergin ortamda, petrol fiyatları 95 dolar seviyesinde seyrediyor ve piyasadaki durgunluk, tarafların yeniden müzakere masasına oturma ihtimaline dair beklentilerle doğrudan ilişkili.



