Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa, nikel gibi kritik minerallerin rafinasyonunda büyük bir sorunla karşı karşıya. Bu mineraller bataryalardan füzeler, elektronik eşyalardan çeliğe kadar geniş bir kullanım alanına sahip olmasına rağmen, iki bölge de izin süreçleri ve atık endişeleri nedeniyle madencilik ve rafinasyon konusunda zorluklar yaşıyor. Bu alanda domine eden ülkeler Endonezya ve Çin.
ÇİN''İN DOMİNE ETTİĞİ NİKEL RAJİNASI
Ancak daha derinlemesine bakıldığında, Endonezya'daki nikel rafinasyon kapasitesinin yaklaşık %75'inin Çinli şirketlerin kontrolünde olduğu görülüyor. Bu durum, Çin'e dünya arzının yarısından fazlası üzerinde bir hakimiyet sağlıyor. Çin ile artan gerilimler, birçok şirketi ABD içinde rafinasyon yapma yollarını araştırmaya yöneltti. Nth Cycle'ın kurucu ortağı ve CEO'su Megan O'Connor, bu durumu "Birçok şirket, burada, ABD'de rafinasyona nasıl başlayabileceğimizi gerçekten düşünmeye başlıyor" diyerek özetliyor. O'Connor'ın girişimi, nikel ve kobalt, bakır, nadir toprak elementleri gibi diğer kritik mineralleri rafine etmek için elektrokimyasal bir sistem geliştiriyor. Bir yıldan biraz önce, şirket Ohio'da hurda malzemeleri işleyebilen bir tesiste üretime başladı. Şimdi ise Nth Cycle, emtia tüccarı Trafigura ile bu kapasiteyi dört katına çıkaracak 1.1 milyar dolarlık bir anlaşmaya imza attı.
YENİLİKÇİ TEKNOLOJİYLE TEDARİK ZİNCİRİNDE DEVRİM
Bu yeni anlaşma, şirketlerin metal tedarik zincirlerini değerlendirme biçimlerinde ve teknolojinin bu zincirleri nasıl değiştirebileceğinde önemli bir değişimin sinyalini veriyor. Günümüzde sadece metal rafinasyonu değil, geri dönüşüm de denizaşırı ülkelere kaymış durumda. Bataryalar ömrünü tamamladıkça, işlenmek üzere başka yerlere gönderiliyor. O'Connor, "Bunlar gerçekten değerli kaynaklar ve biz şu anda çoğunlukla Çin'e gönderiyoruz. Değerli materyali bırakıp sonra geri satın almak istemezsiniz" diyor. Bu durum, sadece Nth Cycle gibi teknoloji odaklı firmaların değil, Westwin Elements gibi Oklahoma'da küçük bir rafineri işleten ve yeni bir tesisle genişlemeye çalışan başka şirketlerin de dikkatini çekiyor. Nth Cycle, geleneksel, merkezi rafinasyonun ABD'de çok sermaye yoğun olacağını belirterek, modüler ve elektrikli sisteminin çözüm olduğunu savunuyor. Şirket, geri dönüştürücülerden elde edilen siyah kütle ve petrol ve gaz endüstrisinden elde edilen katalizörler gibi nikel kaynaklarını kullanarak, geleneksel bir rafineriden beş ila on kat daha küçük olan elektrokimyasal sistemine besliyor. Daha küçük bir sistem olması, Nth Cycle'ın sermaye harcamalarını azalttığını ve daha erken kâr elde etmesini sağladığını belirtiyor.



