Almanya'daki bir Sparkasse şubesinde yaşanan kasa soygunu, mağdurlar tarafından "kasıtlı bir operasyon" olarak nitelendiriliyor. Müşteriler, özellikle yabancı kökenli kişilerin emanetlerinin bulunduğu kasaların hedef alındığına inanıyor.
MAĞDURLAR KASTEN HEDEF ALINDIĞI KANAATİNDE
Ünal Mete adlı mağdur, olayın ardından bankanın kendileriyle iletişime geçmediğini ve mağduriyetlerinin nasıl giderileceğine dair bir bilgi alamadıklarını belirtti. Mete, Gelsenkirchen'deki şubenin özellikle seçilmesinin tesadüf olmadığını düşündüğünü, çünkü kasaların büyük çoğunluğunda Türk ve Arap kökenli kişilerin emanetlerinin bulunduğunu söyledi. Müşteri kayıtlarında Türk isimlerinin yer alması, bu şubenin hedef alındığına dair şüphelerini artırıyor. Mağdurlar platformunda ise sadece bir Alman bulunurken, geri kalanların büyük çoğunluğu Türk ve Arap kökenli kişilerden oluşuyor.
SİSTEMİN ZAAFİYETİ VE ŞÜPHELİ DURUMLAR
Mağdurlar, bankanın kasaları kiralarken yalnızca 10 bin avroluk bir sigorta yaptığını ve bunun çalınan değerlerin yanında çok düşük kaldığını vurguluyor. İnşaat sektöründe çalışan Cihat Erdem Bostancı, soygunun profesyonel makinelerle yapıldığına ve bu kadar gürültü, toz ve su kullanımına rağmen kimsenin bir şey fark etmemesine anlam veremediğini belirtti. Banka görevlilerinin "Bankanın soyulmadığına çok seviniyoruz" şeklindeki açıklamaları ve alarm sisteminin çalışmaması, ihmal ya da bir dahliyet şüphesini güçlendiriyor. Bankanın 200 metre ilerisinde polis karakolu olmasına rağmen olayın fark edilmemesi ve bankanın özel otoparkının kullanılması, olayın arkasında daha büyük yapıların olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.
YASAL DESTEK TALEBİ VE CEVAPSIZ SORULAR
Emre Yıldırım, üç jenerasyondur aynı bankayı kullandıklarını ancak devlet ve belediye bankası olmasına rağmen hiçbir resmi açıklama yapılmadığını ve yetkililerin ilgisizliğini skandal olarak nitelendirdi. Yıldırım, sigorta limitini yükseltme taleplerinin reddedildiğini ve alarm sisteminin çalışmadığını belirterek, bu soygunda banka çalışanları ve hatta emniyet birimlerinden kişilerin de parmağı olabileceği yönündeki şüphelerini dile getirdi. Kasa odasının yeri ve kasaların konumu gibi bilgilerin bu kadar net bilinmesi, soruların cevapsız kalmasıyla şüpheleri daha da artırıyor. Mağdurlar, Türkiye Cumhuriyeti'nden yasal haklarını kullanma konusunda destek bekliyor.



