Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında, ABD merkezli X platformunun HateAid yöneticileri ve diğer bazı kişilere yönelik uyguladığı vize kısıtlamaları nedeniyle ciddi bir diplomatik gerilim yaşanıyor. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ABD yönetiminin bu adımını kabul edilemez olarak nitelendirerek, AB'nin Dijital Hizmetler Yasası'nın demokratik bir çerçevede kabul edildiğini ve çevrimiçi ortamda da yasa dışı içeriklerin engellenmesini güvence altına aldığını belirtti. Wadephul, bu konuda ABD ile diyalog kurulması gerektiğini vurguladı.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE SANSÜR TARTIŞMASI
Almanya Adalet Bakanı Stefanie Hubig de HateAid'in dijital nefret söylemi mağdurlarına destek verdiğini hatırlatarak, bu tür faaliyetlerin sansür olarak tanımlanmasının anayasal düzenin yanlış yorumlanması anlamına geldiğini ifade etti. HateAid yöneticileri ise kararı "baskı ve yıldırma eylemi" olarak nitelendirerek, insan hakları ve ifade özgürlüğü için çalışan sivil toplum aktörlerinin susturulmaya çalışıldığını belirtti. Tüm baskılara rağmen faaliyetlerini sürdüreceklerini vurgulayan kuruluş, Alman hükümeti ve Avrupa Komisyonu'ndan bu adımlara karşı net bir duruş sergilemelerini talep etti.
ABD''NİN KARARI GERİLİMİ ARTIRDI
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın, "Amerikalıların görüşlerinin sansürlenmesi için dijital platformlara baskı uyguladıkları" iddiasıyla 5 kişiye vize kısıtlaması getirmesi, bu krizi daha da alevlendirdi. Vize kısıtlaması getirilen isimler arasında eski AB Komisyonu Üyesi Thierry Breton, Dijital Nefretle Mücadele Merkezi Başkanı Imran Ahmed, Küresel Dezenformasyon Endeks Başkanı Clare Melford ile HateAid'in yöneticileri Anna-Lena von Hodenberg ve Josephine Ballon yer alıyor. Bu durum, Dijital Hizmetler Yasası'nın uygulanması üzerinden ABD-AB hattında yeni bir gerilim başlığı olarak değerlendiriliyor. Muhalefetteki Yeşiller Partisi'nden Omid Nouripour ise Alman hükümetinin ABD'nin Berlin Büyükelçiliği Maslahatgüzarını derhal çağırması gerektiğini söyledi.



