Yeni Zelanda Donanması'nda Fransız kornocusu olan Natalie Paine, Antarktika'nın eksi 21 derecelik dondurucu koşullarında plastik bir enstrümanla prova yaparak dünyanın en soğuk sahnesinde performans sergiliyor. Profesyonel bir müzisyen olarak formda kalmak, bu zorlu ortamda hem yaratıcılık hem de olağanüstü dayanıklılık gerektiriyor.
SIRA DIŞI BİR YOLCULUK
Avustralya'nın sıcak ve kuru Adelaide kentinde büyüyen Paine'in çocukluk hayali, bir gün bilim insanı olarak Antarktika'ya gitmekti. Ancak üniversitede müzik eğitimi almasıyla bu hayal bir süreliğine rafa kalktı. Yıllar sonra Yeni Zelanda Donanması'na katıldığında, ülkenin askeri personelinin Antarktika'daki bilim çalışmalarını desteklediğini öğrendi ve dört yıl üst üste reddedildikten sonra nihayet iletişim operatörü olarak görevlendirildi.
1957'DEN KALMA BİR KULÜBEDE PROVA
Paine'in günleri radyo, telefon ve e-posta trafiğini izleyerek geçiyor ve bazen haftalardır başka kimseyle konuşmamış araştırmacılarla iletişim kuruyor. Müzik için zaman bulması zor olduğundan, vardiyalar arasında bulduğu kısa aralıkları değerlendiriyor. Başkalarını rahatsız etmemek için 1957'de Sir Edmund Hillary'nin öncülüğünde inşa edilen eski bir kulübeye giderek pencere kenarında çalışıyor ve buz üzerindeki fokları izliyor.
ANTARKTİKA SOĞUĞUNA UYGUN ENSTRÜMAN ARAYIŞI
Asıl zorluklardan biri, bu dondurucu iklime uygun bir çalgı bulmaktı. Paine, metal bir Fransız kornosunun parmaklarına ya da yüzüne yapışabileceği endişesiyle plastik bir korno tercih etti. Yeni Zelanda Donanması kayıtlarına göre Antarktika'da görev yapan ilk askeri müzisyen olabilir ve bu durum Scott Base'de büyük memnuniyet yaratmış. Paine, törenlerde hoparlör yerine canlı müzikle eşlik ediyor ve hatta eksi 21 derecede tek kişilik konser verdiği de oluyor.



