Orta Doğu'da ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarının genişlemesiyle tırmanan gerilim, küresel enerji piyasalarını alarma geçirdi. Hürmüz Boğazı'nın kapanma ihtimali ve savaşın yayılma riski, dünyanın en büyük enerji ithalatçılarından Asya ülkelerini harekete zorladı. Çin, yükselen petrol fiyatları nedeniyle benzin ve dizel ihracatını durdururken, Güney Kore ve Japonya'da tedarik sıkıntıları baş gösterdi.

GÜNEY KORE'NİN KRİTİK STOK SEVİYESİ
Güney Kore parlamentosuna sunulan veriler, ülkenin enerji arz güvenliğine dair endişeleri somutlaştırdı. Bir milletvekilinin paylaştığı bilgilere göre, mevcut sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) rezervleri, olası bir tedarik kesintisinde ülkenin ihtiyacını yalnızca 9 gün karşılayabilecek düzeyde. Yetkililer, bu sınırlı stokların enerji arzında süreklilik açısından risk oluşturduğunu vurgulayarak, stratejik planlamanın acilen gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, yedi Güney Kore petrol tankerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçemediği bildirildi.
JAPONYA VE ÇİN'DEN ACİL TEDBİRLER
Japonya'da petrol rafinerileri, Orta Doğu'daki gerilimin tedarik zincirini kesintiye uğratma riskine karşı hükümete ulusal petrol rezervlerini kullanıma açma çağrısı yaptı. Japon hükümetinin ise henüz resmi bir karar açıklamadığı, değerlendirmelerini sürdürdüğü kaydedildi. Çin ise artan petrol fiyatları ve tedarik riskleri nedeniyle benzin ve dizel ihracatını durdurdu. Ham petrol ithalatının yaklaşık yarısı ve LNG ithalatının yaklaşık %30'u Hürmüz Boğazı'ndan geçen Çin'de, rafinerilerin stok hazırlıklarına başladığı, iç operasyonları kısıtlamak için yaklaşık 10 günlük tampon süre hesapladığı belirtiliyor. Kesintinin uzaması halinde yeni sözleşmelerin durdurulduğu ve bazı navlun anlaşmalarının iptali için müzakereler yürütüldüğü aktarıldı. Havacılık yakıtı ile Hong Kong ve Makao'ya gönderilecek yakıtın bu kısıtlamalardan muaf tutulduğu da bildirildi.


