Popüler çöpçatanlık uygulaması Bumble, kullanıcıların daha kalıcı ilişkiler kurmasına yardımcı olmak amacıyla yapay zeka destekli yeni özellikler sunmaya başladı. Bu yenilikler, kullanıcıların biyografilerini, fotoğraflarını ve soru cevaplarını geliştirmek için kişiselleştirilmiş geri bildirimler sağlıyor.
YAPAY ZEKA DESTEKLİ PROFİL REHBERLİĞİ
Uygulamanın küresel olarak kullanıma sunulacak olan yapay zeka destekli profil rehberliği aracı, kullanıcılara biyografileri ve sorularına dair "kişiselleştirilmiş, uygulanabilir geri bildirimler" sunacak. Özellikle ABD'deki kullanıcılar için geliştirilen bu özellik, "en iyi fotoğrafları seçmelerine ve en otantik hallerini sergilemelerine" yardımcı olacak bir yapay zeka fotoğraf geri bildirim aracı ile de destekleniyor. Bumble'ın blog yazısına göre, bu yapay zeka araçlarından elde edilen öneriler çığır açıcı olmasa da, örneğin gözlük takılıyken çekilmiş fotoğrafları değiştirmeyi ve dış mekan veya arkadaşlarla çekilmiş gibi daha çeşitli fotoğraflar eklemeyi teşvik edebiliyor. Bu, yıllar önce bir arkadaştan da alınabilecek bir tavsiye olsa da, birçok kullanıcı için hala yeni bir bilgi niteliğinde.
YENİ BULUŞMA SİNYALLERİ VE SEKTÖRDEKİ YAYGIN EĞİLİM
Kanada'da ise Bumble, "Bir Tarih Öner" adlı yapay zeka içermeyen yeni bir özelliği test ediyor. Sohbetler durduğunda, bir kullanıcı yüz yüze görüşmeye açık olduğunu belirtebiliyor. Şirket, bunu "çevrimdışı bağlantı kurmaya hazır olduklarını belirtmenin basit bir yolu" olarak tanımlıyor. Bumble CTO'su Vivek Sagi, "Bir Tarih Öner ile net bir niyet ifadesi oluşturuyor ve üyelerin geleneksel gidip gelmeleri atlayıp gerçek hayatta buluşmaya doğru ilerlemelerine bir yol sağlıyoruz" dedi. "En çok önem taşıyan anlarda sürtünmeyi azalttığımızda, insanların netlik ve güvenle bağlantı kurmalarına yardımcı oluyor ve çevrimdışı anlamlı ilişkiler kurma olasılığını artırıyoruz." Bumble ve Match Group'un Tinder ve Hinge gibi diğer popüler çöpçatanlık uygulamaları, son aylarda yapay zeka destekli özelliklere büyük ölçüde yöneldi. Örneğin, Hinge Aralık ayında "Nasılsın?" gibi monoton konuşma başlatıcılar yerine daha ilginç seçenekler sunan bir araç tanıttı. Tinder ise Avustralya'da, kullanıcılardan kamera rulolarına erişim izni isteyen ve ilgi alanları ile kişiliklerini öğrenerek "kaydırma yorgunluğunu" azaltmayı ve daha iyi eşleşmeler önermeyi amaçlayan "Chemistry" adlı bir aracı deniyor. Meta'nın Facebook Dating aracı da benzer bir işlev görüyor. Bu şirketler kullanıcıları memnun etmek için yeni yollar ararken, bazı gençler çevrimiçi flörtten tamamen vazgeçerek, bir uygulama aracılığıyla değil, daha çok gerçek dünya deneyimlerini tercih etmeye başladı.



