Analistler, OpenAI'nin mevcut nakit akışını yönetememesi veya yeni büyük yatırımlar çekememesi halinde, 2027 yılının ortalarına doğru iflasın eşiğine gelebileceğini öngördü.
GİDERLERİN HIZLA ARTMA RİSKİ
2025 yılı verilerine göre şirketin operasyonel giderlerinin yaklaşık 8 milyar dolara ulaştığı saptandı. New York Times tarafından paylaşılan verilere göre, OpenAI'nin harcama grafiği yükselişini sürdürmeye devam ediyor. 2025'teki 8 milyar dolarlık gider tablosunun, teknolojik altyapı ve işlem gücü maliyetleriyle birlikte 2028'de 40 milyar dolara çıkabileceği hesaplandı.
KÂR ÜRETMEKTE ZORLANIYOR
Şirketin henüz kâr üreten, sürdürülebilir bir iş modeline tam anlamıyla geçememiş olması, en büyük risk faktörü olarak gösteriliyor. Tahminler, OpenAI'nin ancak 2030 yılında kâr elde etmeye başlayabileceğine işaret ediyor. Kullanıcı kitlesinin büyük bir bölümünün hizmetin ücretsiz sürümlerini tercih etmesi, şirketin temel sorunları arasında yer alıyor. Kullanıcıların ücretli aboneliklere geçmek yerine, benzer hizmetleri sunan rakiplere kayma eğiliminde olduğu belirlendi.
DEVLERİN GÖZÜ OPENAI'DE
Google, Meta ve Microsoft gibi teknoloji devlerinin, yapay zeka çalışmalarını finanse edebilecek devasa ve istikrarlı nakit rezervlerine sahip olduğu vurgulanıyor. OpenAI'nin ise bu tür bir finansal kalkanı bulunmaması, şirketin dış yatırımlara bağımlı kalmasına neden oluyor. Nakit rezervlerinin tükenmesi durumunda, analistler OpenAI için en olası senaryonun bir satın alma süreci olabileceğini öngörüyor. Microsoft veya Amazon gibi devlerin OpenAI'yi bünyesine katabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
GELECEK İÇİN UMUT VAR MI?
Böyle bir devralma gerçekleşse dahi, uzmanlar bu durumun yapay zeka sektörü için bir son olmayacağını savunuyor. Bu durum, sadece teknolojiyi geliştiren şirketin el değiştirmesi veya faaliyetlerini sonlandırması anlamına geleceği belirtiliyor. Yapay zeka ajanlarının günlük yaşamın parçası haline gelmesi, uzun vadede OpenAI'nin mali tablosunu düzeltebilir. Ancak şirketin bu teknolojik dönüşüm tamamlanana kadar ayakta kalacak kaynağı olup olmadığı konusu soru işareti olarak kalıyor. Piyasada yaşanan belirsizlik, yapay zeka odaklı girişimlerin yatırım süreçlerini de etkiliyor.



