Çin, azalan doğum oranlarını tersine çevirmek amacıyla radikal bir adım atarak, ülke genelinde doğumla ilgili tüm masrafları devletin karşılayacağı yeni bir sağlık düzenlemesi hayata geçirmeyi planlıyor. Ulusal Sağlık Sigortası İdaresi Direktörü Cang Kı, Pekin'de düzenlenen bir konferansta yaptığı açıklamada, bu adımın doğurganlığı teşvik etme çabalarının bir parçası olduğunu belirtti.
DOĞUM MASRAFLARI TAMAMEN SİGORTA KAPSAMINDA
Cang Kı, gebelikle ilgili sağlık harcamalarının sigorta kapsamını iyileştirmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, bu düzenlemeyle tüm doğumların ücretsiz hale geleceğini ifade etti. Ayrıca, gebelik kontrolü ve doğumla ilişkili ağrı kesici ilaçların masraflarının da sigorta güvencesi altına alınacağını sözlerine ekledi. Bu adım, ailelerin çocuk sahibi olma konusundaki ekonomik yükünü hafifletmeyi amaçlıyor.
AZALAN DOĞUM ORANINA KARŞI UZUN VADELİ POLİTİKALAR
Çin'de son yıllarda gözlenen düşüş eğilimindeki doğum oranları, hükümeti harekete geçirdi. Merkezi ve yerel yönetimler, doğum, çocuk bakımı ve eğitim masraflarını azaltmaya yönelik çeşitli düzenlemeler yapıyor. Daha önce 7 eyalette pilot uygulamalarla doğum masraflarının daha geniş karşılandığı bölgeler oluşturulmuştu. Yaklaşık 255 milyon kişiyi kapsayacak bu yeni planın, özellikle sosyal güvenlik ağı dışında kalan esnek çalışanları ve göçmen işçileri de içine alması hedefleniyor. Çin'in siyasi liderliği de geçtiğimiz hafta yapılan Merkezi Ekonomik Çalışma Konferansı'nda, gelecek yılın öncelikli icraatları arasında yeni doğan nüfusunu istikrara kavuşturmanın önemini vurgulamıştı. Analistler, Çin'in giderek yaşlanan nüfusu ve daralan çalışma çağındaki nüfus payı ile uzun vadeli bir demografik değişim sürecine girdiğini belirtiyor. Ülkede nüfus artışı 2016'dan beri yavaşlarken, 2022'de nüfus ilk kez azalmış, 2023'te ise doğum oranı 1949'dan beri en düşük seviyeye gerilemişti. Hükümetin 'tek çocuk' politikasından vazgeçip ailelere daha fazla çocuk sahibi olma izni vermesine rağmen, ekonomik yavaşlama ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle yeni nesiller çocuk yapma konusunda tereddüt yaşıyor. Bu nüfus azalmasının, gelecekte iş gücü potansiyelini olumsuz etkileyeceği ve ekonomiye yansıyacağı öngörülüyor.



