DÜNYA
Yayınlanma : 21 Mart 2026 06:30

Çölün ortasında 120 bin yıllık insan izleri bulundu: Göç tarihi yeniden yazılıyor

Çölün ortasında 120 bin yıllık insan izleri bulundu: Göç tarihi yeniden yazılıyor
Suudi Arabistan'ın Nefud Çölü'nde bulunan 120 bin yıllık insan ayak izleri, antik göç yollarına dair teorileri değiştirerek bölgenin bir zamanlar sulak ve canlı bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Bilim insanları, Suudi Arabistan'ın Nefud Çölü'nde yaklaşık 120 bin yıl öncesine ait insan ayak izleri keşfetti. Science Advances dergisinde yayımlanan araştırma, bu buluntuların antik insanların göç yolları ve yaşam tarzları hakkında yeni bilgiler sunduğunu ortaya koyuyor.

KURUMUŞ GÖL YATAĞINDAKİ İZLER

Araştırmacılar, ayak izlerinin kurumuş bir göl yatağında tespit edildiğini açıkladı. İncelemeler, izlerin su ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılamak için bölgede kısa süreliğine konaklayan küçük bir insan grubu tarafından bırakıldığını gösteriyor. Max Planck Kimyasal Ekoloji Enstitüsü'nden Matthew Stewart, buluntuların birkaç saatlik veya günlük zaman dilimlerini yansıtan nadir kanıtlar olduğunu belirtti.

SULAK BİR GEÇMİŞİN İZLERİ

Çalışmalar, günümüzdeki çöl görünümünün aksine, 120 bin yıl önce bölgenin göller ve geniş otlaklarla kaplı sulak bir arazi olduğunu kanıtlıyor. İnsan izlerinin yanında fil ve su aygırı gibi yaban hayvanlarına ait izlerin de bulunması, o dönemdeki biyolojik çeşitliliği destekliyor. Arkeolog Michael Petraglia, iklimsel uygunluk sayesinde Arap Yarımadası'nın kuzeyinin, Afrika ile Avrasya arasında geçiş yapan gruplar için stratejik bir rota oluşturduğunu ifade etti.

GÖÇ TEORİLERİNİ DEĞİŞTİREN KEŞİF

Elde edilen veriler, erken dönem insanlarının zorlu iklim koşulları nedeniyle Arap Yarımadası'nı kullanmadığına dair eski teorileri altüst ediyor. Bulgular, bölgenin bir 'göç koridoru' işlevi gördüğünü ve insanların sanılandan çok daha erken dönemlerde farklı çevre koşullarına uyum sağladığını gösteriyor. Bilim dünyası, kemik veya taş aletlerden farklı olarak belirli bir anı donduran bu ayak izlerinin, insanlığın dünyaya yayılım sürecinin kronolojisini netleştirmede kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.