Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 16. Büyükelçiler Konferansı'nda yaptığı konuşmada, günümüz uluslararası sistemini ve diplomasinin rolünü mercek altına aldı. Erdoğan, Dışişleri Bakanlığı ve emeği geçenlere teşekkür ederek başladığı konuşmasında, küresel dinamiklerin değiştiğine dikkat çekti.
DİJİTAL DİPLOMASİ VE ÇOK KUTUPLULUK
Erdoğan, sivil toplum kuruluşları, düşünce kuruluşları, uluslararası medya ve yatırımcılar gibi yeni aktörlerin geleneksel diplomasiyi dijital bir zemine taşıdığını belirtti. Son 30 yılda iki kutupluluktan çok taraflılığa evrilen uluslararası sistemin artık çok kutupluluğa doğru kaydığını vurgulayan Cumhurbaşkanı, insan hakları ve küresel adalet gibi kavramların daha fazla gündeme geldiğini ancak bu gelişmelerin mevcut insani krizleri, küresel eşitsizliği, savaşları ve çatışmaları çözmek yerine daha da derinleştirdiğini tespit etti.
TARİHSEL TRAJEDİLER VE GÜNCEL ADALETSİZLİKLER
Konuşmasında geçmişte yaşanan trajedilere de değinen Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan küresel yönetişim ve güvenlik mimarisinin benzer felaketleri önlemede tam başarı sağlayamadığını ifade etti. Ruanda Soykırımı, Bosna'daki katliamlar, Irak, Arakan, Somali ve Orta Afrika'daki çatışmalar ile Suriye'deki Baas rejimi saldırılarında hayatını kaybeden milyonlarca masum insana dikkat çekti. Özellikle Gazze'deki duruma vurgu yapan Erdoğan, 70 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, enkaz altında kalanların sayısının bilinmediğini ve on binlerce çocuğun soykırımın canlı tanıkları olarak hayata tutunmaya çalıştığını dile getirdi. Gazze'nin yüz ölçümüne oranla atılan bomba miktarının Hiroşima'ya atılanın 14 katından fazla olduğunu belirterek, böyle bir durumda uluslararası sistemden çözüm ve adalet beklemenin güçlüğünü vurguladı.
TÜRKİYE'NİN GÜÇLENME ZORUNLULUĞU
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin hem kendi hak ve çıkarlarını savunabilmesi hem de dost ve kardeşlerine yardım eli uzatabilmesi için ekonomik, askeri ve diplomatik bakımdan güçlü olmak zorunda olduğunu söyledi. Tecrübeyle sabit bu acı hakikat karşısında stratejilerini belirlediklerini ve adımlarını planladıklarını belirten Erdoğan, "İçinde bulunduğumuz asrı Türkiye yüzyılı yapmak için incelikle örülmüş çok boyutlu bir politikayı adım adım hayata geçiriyoruz." dedi. Bu mücadelede dış politika icrasında hariciye teşkilatına büyük sorumluluk düştüğünü hatırlatarak, Türkiye'nin küresel siyasetteki öneminin artmasıyla birlikte dış ilişkilerdeki mesainin de yoğunlaştığını sözlerine ekledi.



