Orta Doğu’daki savaş, deniz taşımacılığı sektöründe ciddi aksamalar yarattı. Navlun ücretleri hızla yükselirken, yüklerin beklenmedik limanlara bırakılması kaçınılmaz hale geldi. Sektör temsilcileri, durumu İngiliz Financial Times’a verdikleri demeçte 'vahşi batı' olarak tanımladı.
LİMANLAR VE ROTALARDAKİ SORUNLAR
İran’ın saldırıları nedeniyle Hürmüz Boğazı fiilen kapanırken, Kızıldeniz’deki Husi saldırıları da gemi hatlarının rezervasyonlarını askıya almasına ve rotalarını değiştirmesine yol açtı. Pazar günü Dubai’nin Cebel Ali Limanı’nda çıkan yangın, liman yoğunluğunu artırarak iptallere neden oldu. John Mason yöneticisi David Ozard, 'Şu anda tam anlamıyla bir vahşi batı ortamı var' diyerek, Orta Doğu’ya gidecek konteynerlerin Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki limanlara yönlendirildiğini açıkladı. Bu durum, ek depolama ve ithalat maliyetlerini de beraberinde getiriyor.
19. YÜZYIL KURALI VE ARTAN ÜCRETLER
Büyük deniz taşımacılığı şirketleri, müşterilerine 19. yüzyıla dayanan bir kuralı uygulama haklarını saklı tuttuklarını bildirdi. Bu kurala göre yükler, müşterinin masrafıyla en yakın uygun limanda bırakılabiliyor. Konteyner taşımacılığı ücretleri bazı hatlarda dört katına kadar çıkarken, savaş riski sigortaları ve yakıt ek ücretleri de artışın başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Deniz taşımacılığı şirketleri, 'oligopol' ve 'fırsatçı' olarak nitelendirilen tavırlarıyla eleştiriliyor. Tedarik zincirindeki bozulma, küresel etkiler yaratırken, Avrupa'nın taze ürün sektörü de krizden olumsuz etkileniyor. Freshfel Genel Delegesi Philippe Binard, soğutmalı konteynerlerin en yakın limanlara bırakıldıktan sonra kara yoluyla taşındığını belirtirken, sınır geçişlerinin istikrarsızlık nedeniyle zorlaştığını vurguladı. Körfez’de yaklaşık 3 bin 200 gemi mahsur kalmış durumda. Küresel navlun artışları pandemi dönemine kıyasla sınırlı kalırken, Körfez’e yönelik taşımacılıkta maliyetler ciddi şekilde yükselmiş durumda. Dubai Arabian Shipping Agency CEO’su Craig Reilly, İngiltere’den Cebel Ali’ye konteyner taşımanın maliyetinin 1500 dolardan 6 bin dolara çıktığını aktardı. Yakıt fiyatlarındaki artış sebebiyle, Maersk, CMA CGM, Hapag-Lloyd ve MSC uzun mesafeli seferlerde konteyner başına 160–400 dolar arasında ek ücret uygulamaya başladı. Ayrıca depolama, liman ve kara taşımacılığı ücretleri konteyner başına binlerce dolara ulaşabiliyor. Gemi kiralama ücretleri de pandemi döneminden bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Şirketler, normalde hat bazlı uyguladıkları yakıt ek ücretlerini tüm hatlara genel olarak uygulamaya başladıklarını belirtiyor. Hapag-Lloyd, Maersk ve CMA CGM ise müşterileri için geçici depolama ve kara taşımacılığı gibi alternatif çözümler geliştirdi. Ancak bölgedeki liman yoğunluğunun süreci zorlaştırdığı ve kara taşımacılığının daha yavaş ilerlediği ifade ediliyor.



