GÜNDEM
Yayınlanma : 05 Şubat 2026 08:29

Deprem uzmanından şok uyarı: Beklenen büyük deprem İstanbul'da değil, 10 ili birden vuracak!

Deprem uzmanından şok uyarı: Beklenen büyük deprem İstanbul'da değil, 10 ili birden vuracak!
Deprem uzmanı Prof. Dr. Okan Eyidoğan, beklenen büyük depremin İstanbul'da değil, Marmara Denizi'nde olacağını ve 7-10 ili etkileyeceğini açıkladı. Yıkımın tek nedeninin fay hattı olmadığını belirten uzman, yapısal hataların ve denetimsizli

Deprem uzmanı Prof. Dr. Okan Eyidoğan, 'İstanbul depremi' olarak adlandırılan beklenen büyük sarsıntının aslında İstanbul'un içinde değil, Marmara Denizi'nde meydana geleceğini belirtti. Tekirdağ'da düzenlenen bir çalıştayda konuşan Eyidoğan, 7 ve üzeri büyüklükteki bir depremin Marmara Denizi'nde gerçekleşmesi halinde, İstanbul başta olmak üzere bölgedeki 7 ila 10 ilin etkileneceğini vurguladı. Bu nedenle olayın 'İstanbul depremi' değil, 'Marmara depremi' olarak adlandırılmasının daha doğru olduğunu ifade etti.

Yıkımın Tek Nedeni Fay Hattı Değil

Eyidoğan, şehirlerin depremlerden etkilenmesinde sadece fay hattının değil, depremin büyüklüğünün ve yapısal kusurların da belirleyici olduğunu dile getirdi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde de görüldüğü gibi, faydan uzak olmasına rağmen yıkılan iller olduğunu hatırlatan uzman, olayı yalnızca faya bağlamanın yanıltıcı olacağını söyledi. 17 Ağustos 1999 depreminde Gölcük merkezli olmasına rağmen Avcılar'ın da yıkıldığını örnek gösteren Eyidoğan, büyük depremlerin bölgesel etkileri olduğunu ve yapılardaki, zeminlerdeki hataların bu tür sarsıntılarda kaçınılmaz olarak ortaya çıktığını belirtti.

Zemin Etüdü ve Denetim Hayati Önem Taşıyor

Yanlış planlama, sıvılaşma ve heyelan riski taşıyan alanlara yerleşimin büyük tehlike arz ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Eyidoğan, bu tür alanların imara kesinlikle açılmaması gerektiğini söyledi. Zemin sorunu olmasa bile inşaat süreçlerindeki hataların depreme dayanıklı yapı üretimini engellediğini belirten Eyidoğan, eksikliklerin bir araya gelmesiyle depremden korunmanın zorlaştığını ifade etti. Bu bağlamda zemin etüdü, doğru yer seçimi ve etkin denetimin hayati öneme sahip olduğunun altını çizdi.