DÜNYA
Yayınlanma : 17 Ocak 2026 14:48

Derin deniz alarmı: 'Zombi solucanlar' yok oluyor, okyanus tabanı nefes alamıyor

Derin deniz alarmı: 'Zombi solucanlar' yok oluyor, okyanus tabanı nefes alamıyor
10 yıllık deneyde 'zombi solucanlar' bulunamadı; bu, okyanus tabanındaki düşük oksijen seviyelerinin derin deniz ekosistemini çöküşe sürüklediğini gösteriyor.

Kanada'nın Victoria Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, derin deniz ekosistemine dair endişe verici bir keşfe imza attı. Britanya Kolombiyası açıklarında, bin metre derinliğe yerleştirilen kambur balina kemiklerini, 'zombi solucan' olarak bilinen Osedax türlerinin sarması bekleniyordu. Ancak 10 yıl sonra kemiklerde bu canlılardan eser bulunamadı. Bu 'negatif sonuç', okyanus tabanında oksijen seviyelerinin tehlikeli derecede düştüğünü gösteriyor.

OKYANUS TABANI NEFES ALAMIYOR

Bilim insanları, zombi solucanların yokluğunu, deneyin yapıldığı Barkley Kanyonu'ndaki alışılmadık derecede düşük oksijen seviyelerine bağlıyor. İklim değişikliği ve okyanusların ısınması, 'Oksijen Minimum Bölgeleri'nin genişlemesine yol açıyor. Bu oksijen azlığı, solucan larvalarının hayatta kalmasını ve kemikleri kolonize etmesini engelliyor. Bu durum, derin deniz ekosisteminin temel işleyişini tehdit ediyor.

BESİN DÖNGÜSÜ DURUYOR

Zombi solucanlar, derin denizin mühendisleri olarak bilinir. Ağız veya mide yerine kök benzeri yapılarıyla kemiklere nüfuz eder ve simbiyotik bakterilerle kemikteki besinleri ayrıştırır. Bu süreç, balina iskeletlerini parçalayarak besinleri ekosistem döngüsüne katar ve diğer canlılar için yaşam alanı yaratır. Solucanlar olmadan bu kritik besin döngüsü sekteye uğruyor, balina leşleri artık birer 'vaha' işlevi göremiyor ve türler arasındaki bağlantı kopuyor.

EKOSİSTEM ÇÖKÜŞ RİSKİ

Tehlike sadece balina kemikleriyle sınırlı değil. Aynı bölgedeki su altı ağaçlarında yaşayan Xylophaga midyeleri de benzer stres altında. Düşük oksijenli sularda kolonileşme oranları çok düşük, bu da okyanus tabanındaki karbon ayrışmasının yavaşladığını gösteriyor. Araştırma, dip ekosisteminin çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna işaret ediyor ve iklim değişikliğinin derin denizdeki yıkıcı etkilerini gözler önüne seriyor.