Dolar endeksi, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını takiben yatırımcıların güvenli liman arayışıyla geçen hafta yüzde 1,4 artış gösterdi. Bu artış, Temmuz 2025'ten bu yana kaydedilen en hızlı haftalık yükseliş olarak kayıtlara geçti ve endeks haftayı 99 seviyesinden tamamladı.
JEOPOLİTİK GERİLİM VE PETROL BASKISI
Orta Doğu'da tırmanan tansiyon, İran'ın misillemeleri ve ABD'nin kara birlikleri seçeneğini masada tuttuğu yönündeki açıklamalar, jeopolitik riskleri artırdı. Bu durum, petrol fiyatlarındaki artışla birleşerek enflasyonun yeniden hızlanabileceği endişelerini doğurdu. Yükselen enerji maliyetleri, Avrupa'da resesyon risklerini gündeme getirerek avro üzerinde baskı oluşturdu ve doların değer kazanmasına katkıda bulundu.
MERKEZ BANKALARININ BEKLE-GÖR POLİTİKASI
Petrol kaynaklı enflasyonist baskılar, ABD Merkez Bankası (Fed) dahil olmak üzere küresel merkez bankalarının faiz indirim beklentilerini erteledi. Analistler, Fed'in daha az faiz indirimi yapmasının doları destekleyeceğini, Avustralya, Kanada ve Avro Bölgesi'nde ise faiz artışı olasılıklarının arttığını belirtiyor. Bu ortamda, yatırımcılar riskli varlıklardan likit varlıklara yönelerek altın gibi geleneksel güvenli limanlara olan talebi azalttı, bu da dolara olan ihtiyacı daha da belirgin hale getirdi.
GÜVENLİ LİMAN TALEBİ SÜRÜYOR
Uzmanlar, doların güçlenmesinin temel nedeninin güvenli liman talebi olduğunu vurguluyor. ABD'de tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalmasına rağmen dolar endeksinin önemli bir düşüş yaşamaması, piyasadaki bu eğilimi doğruluyor. Hürmüz Boğazı'nın kapanması gibi jeopolitik belirsizlikler devam ettiği sürece, doların değer kazanmaya devam etmesi bekleniyor. Küresel ticaret şartları ve merkez bankası politikaları, doların gelecekteki yönü üzerinde belirleyici olacak.



