The New York Times gazetesinde dün yayımlanan analize göre, küresel ekonomideki dalgalanmalar hisse senetlerindeki son yükselişlere rağmen derinden hissediliyor. Milyarlarca dolarlık yapay zeka yatırımlarının balona dönüşme riski, kripto paraların bankacılık sistemine girerken değer kaybetmesi ve gölge bankacılık yapılarının yol açtığı iflaslar, risk algısını hızla büyütüyor. Bu tabloya hükümetlerin yükselen borç yükleri ve politik tutarsızlıklar da eklenince, küresel piyasalarda kırılgan zemin daha görünür hale geliyor.

YAPAY ZEKA BALONU VE İSTİHDAM ENDİŞESİ
Harvard Üniversitesi'nden ünlü ekonomist Kenneth Rogoff, volatilite göstergelerinin uzun süre düşük seyretmesine şaşırdığını belirterek piyasalarda oluşan değerlemelerin gerçek riskleri yansıtmadığını vurguluyor. S&P 500 endeksinin yıl başından bu yana yüzde 14 yükselmesine rağmen, bu iyimserliği destekleyen ekonomik temel göstergelerin zayıf olduğuna dikkat çekiyor. Rogoff'a göre hisse fiyatlarındaki artış, güçlü büyüme beklentisinden çok yapay zekanın şirketlerde verimliliği artırıp istihdamı azaltacağı yönündeki öngörülerle besleniyor. "Şirketler çok sayıda çalışanı işten çıkarabileceklerini düşünüyor ve karların bu nedenle artacağına inanıyorlar" diyen Rogoff, veri merkezlerinin şu an ekonomiyi desteklese de kurulum sonrası çok sınırlı istihdam yarattığına işaret ediyor.
GÖLGE BANKACILIK VE BORÇ TEHDİDİ
Piyasalardaki bir diğer önemli tehdit, giderek büyüyen gölge bankacılık sistemi. Şeffaf olmayan kredi yapıları şirket değerlemelerini yapay olarak yukarı çekerken, sistemdeki gerçek risk seviyesini de perdeleyebiliyor. Emeklilik fonlarına yönelik bazı düzenlemelerin gevşetilmesiyle riskli varlıkların daha geniş kitlelere ulaşması ise 2008 krizini hatırlatan kaygıları artırıyor. Yale Üniversitesi'nden Natasha Sarin, "Çok bilgili finans oyuncuları bile bu riskleri tam olarak kavrayamıyor" derken İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, özel kredi piyasasında yeniden paketleme uygulamalarının tehlikeli olduğunu vurguluyor. Son olarak kamu borçları büyüyen bir tehdit oluşturuyor. ABD'nin borcu 38 trilyon dolara ulaşmış durumda. Ekonomistler Auerbach ve Gale, ABD'nin borç seviyesinin sürdürülemez olduğunu ve bu tablonun doların rezerv para statüsünü riske atabileceğini vurguluyor.


