EKONOMİ
Yayınlanma : 02 Şubat 2026 11:23

Emeklilikte yeni sistem yılan hikayesine döndü: Maaş kesintisi paniği büyüyor!

Emeklilikte yeni sistem yılan hikayesine döndü: Maaş kesintisi paniği büyüyor!
Türkiye'nin Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) hayata geçirilemedi. Çalışanlar ve işverenler ek kesintilere karşı çıkarken, uzmanlar ekonomik yetersizlik ve sosyal uzlaşma eksikliğini temel sorunlar olarak görüyor.

Türkiye'nin emeklilik ve tasarruf politikaları çerçevesinde uzun süredir gündemde olan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), Otomatik Katılım Sistemi'nin (OKS) işveren katkısıyla ikinci basamak emeklilik modeline dönüştürülmesini hedefliyor. Ancak SGK Uzmanı İsa Karakaş, TES'in neden bir türlü hayata geçirilemediğini ve gelecekte de zor göründüğünü çarpıcı detaylarla ortaya koydu.

TES NEDEN HAYATA GEÇEMİYOR?

TES, resmi belgelerde yer almasına rağmen uygulamada somut bir adım atılamadı. Sistemin çerçevesi Orta Vadeli Plan'da (OVP) OKS'nin işveren katkısıyla ikinci basamak emekliliğe dönüşeceği ve bireysel emeklilik sistemindeki fonların daha verimli tasarlanacağı şeklinde tanımlandı. Ancak tüm bu hedeflere rağmen OKS'nin TES'e dönüşümü beklenenin çok uzağında kaldı. İlk takvim 2024 sonbaharıyken, bu hedef 2025'e, en son olarak da 2026 Cumhurbaşkanlığı Programı ile 2026 yılına ertelendi. Karakaş'a göre bu gecikmenin nedeni teknik değil, ekonomik engeller.

ÇALIŞAN VE İŞVERENE EK YÜK ENDİŞESİ

TES'in önündeki en büyük engellerden biri, Türkiye'deki düşük tasarruf oranları. Hükümetin devlet, işveren ve çalışan katkısıyla büyük bir fon oluşturma hedefi bulunurken, Karakaş bu yükü taşıyacak ekonomik gücün kalmadığını belirtiyor. Mevcut asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı bir ortamda, yeni asgari ücrete eklenecek %3'lük TES kesintisiyle maaşların daha da düşeceği endişesi hakim. Çalışanlar, "Nefes alamıyoruz, bir kuruş bile eksiltemeyiz!" diyerek tepkilerini dile getiriyor. TES, işverenler için de maliyetleri artıracak. Mevcut %37,75'lik SGK ve işsizlik primi yükü, TES ile birlikte %44,75'e çıkacak. Bu durum, özellikle imalat dışı sektörlerde prim teşviklerinin düşürülmesiyle daha da ağırlaşacak.

SOSYAL UZLAŞMA EKSİKLİĞİ VE GELECEK PERSPEKTİFİ

Karakaş'a göre TES'in başarısızlığındaki bir diğer önemli faktör ise sosyal uzlaşma eksikliği. 2003'ten beri gündemde olan kıdem tazminatının fona devri ve TES entegrasyonu, her seferinde işçi ve işverenin sert itirazlarıyla karşılaştı. Günümüzde ne çalışanın ne de işverenin yeni bir kesintiyi karşılayacak gücü bulunuyor. Hükümetin de bu gerçeğin farkında olduğu düşünülürse, TES'in 2026'da bile hayata geçmesinin zor olduğu öngörülüyor. Karakaş, en iyi çözümün tamamlayıcı sistemden ziyade mevcut SGK emeklilik sisteminin adil ve sürdürülebilir hale getirilmesi olduğunu savunuyor. TES'in kaderi, planlardan çok vatandaşın cebindeki gerçeklerle belirlenecek gibi görünüyor; aksi takdirde sistem kayıt dışılığı ve sosyal huzursuzluğu artırabilir.