GÜNDEM
Yayınlanma : 24 Mart 2026 04:47

Enerji hatları, sınırlarımız kadar önemli

Enerji hatları, sınırlarımız kadar önemli
Prof. Dr. Erol Kam, enerji güvenliğinin milli güvenlik meselesi haline geldiğini vurguladı ve Türkiye'nin bu konuda hazırlıklı olması gerektiğini belirtti.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, dünya genelinde enerji darboğazına yol açarken, enerji altyapılarının güvenliği de hayati bir konu haline geldi.

KRİZ REFLEKSİ ŞART

İTÜ Enerji Enstitüsü Nükleer Araştırmalar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Kam, nükleer başlıkların enerji fiyatları üzerinde doğrudan etkisi olduğunu belirtti. Bölgede yaşanan nükleer tesislerin çatışma atmosferine girmesinin Türkiye için önemli dersler içerdiğine dikkat çeken Kam, nükleer güvenliğin sadece teknik önlemlerle sınırlı olmadığını vurguladı. Hava sahası riski, tedarik zinciri kırılması ve kamuoyu paniği gibi unsurlar da bu sürecin bir parçası.

ENERJİ GÜVENLİĞİ MİLLİ GÜVENLİK

Kam, Türkiye için çıkarılması gereken derslerin açık olduğunu ifade ederek, enerji güvenliğinin artık sadece ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda milli güvenlik meselesi haline geldiğini belirtti. Hürmüz Boğazı'ndaki her sarsıntının iç piyasada fiyat baskısına yol açtığını söyleyen Kam, belirsizliklere karşı en güçlü silahın hazırlık olduğunu vurguladı. Stratejik stoklar, tedarik çeşitliliği ve deniz ticareti güvenliği bu bağlamda önemli unsurlar olarak öne çıkıyor. Kam, nükleer programın sadece bir bina ile sınırlı olmadığını, işleme, depolama ve denetim halkalarından oluşan bir zincir olduğunu belirtti. ABD ve İsrail’in saldırılarının, İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesini tamamen sıfırlamadığını da vurguladı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), Natanz’daki yer altı tesislerindeki hasarları doğrularken, ana tesisin önemli bir hasar görmediğini açıkladı. Bu nedenle, ‘Program bitti’ demenin yanlış olduğunu ifade etti. Kam, nükleer serpinti riski konusunda da Türkiye’nin tarımını etkileyen bir durum olmadığını belirtirken, gerekli önlemlerin alınabileceğini de ekledi. Hızlı ölçüm ve izleme, riskli ürünlerde geçici kısıtlamalar gibi tedbirlerin uygulanabileceğini belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin petrol fiyatları üzerinde hızlı bir etkisi olduğunu da dile getirerek, piyasanın gelecekteki riskleri fiyatladığını ifade etti.