AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad tarafından Kürt vatandaşların haklarının güvence altına alınmasına yönelik yayımlanan kararnamenin önemine dikkat çekti. Çelik, bu adımın Suriye'deki tüm etnik ve mezhebi gruplara yönelik olumlu bir yaklaşımın habercisi olduğunu belirtti.
ESAD'DAN KÜRT KARDEŞLERİMİZE TEMEL HAKLAR
Çelik'in sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Esad yönetiminin yayımladığı kararname ile Suriyeli Kürtlerin ülkenin vazgeçilmez bir parçası olarak kabul edildiği ve kültürel kimliklerinin Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir unsuru olduğu vurgulandı. Bu durumun, Baas rejimi dönemindeki ret ve inkar politikalarının sonu anlamına geldiğini ifade eden Çelik, Türkiye'nin de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde bu konuyu Esad ile yaptığı görüşmelerde ısrarla gündeme getirdiğini hatırlattı.
TERÖRÜN KARŞISINDA BİRLİK VE BERABERLİK
Suriye'nin karşı karşıya kaldığı terör tehditlerine de değinen Çelik, DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz sürdüğünü ve SDG terör örgütünün faaliyetlerinin hem Suriye hem de Türkiye için tehdit oluşturduğunu belirtti. SDG'nin "devlet içinde devlet ve ordu içinde ordu" gibi hareket etme hedefinin, kötülük üretmek isteyen odakların bir projesi olduğunu vurgulayan Çelik, "Terörsüz Türkiye" ve "terörsüz bölge"nin birbiriyle iç içe süreçler olduğunu ve ayrılamayacağını söyledi. SDG'nin 10 Mart Mutabakatı'na uymayarak hem Kürt kardeşleri hem de tüm Suriye'yi hedef alan bir kötülük projesinin aracı olduğunu, bunun "terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge" hedefine de sabotaj anlamına geldiğini kaydetti. Çelik, terör örgütlerinin hiçbir etnik veya dini grubun temsilcisi olamayacağını ve işgalciliğin "kazanım" olarak tanımlanmasının yıkım getireceğini belirtti. Suriye'nin birliği için Esad'ın açıkladığı "Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması"nın önemli bir zemin oluşturacağını ve bunun "terörsüz bölge" yaklaşımını destekleyen doğru bir adım olduğunu ifade etti.



