GÜNDEM
Yayınlanma : 15 Nisan 2026 00:00

Ömer Çelik'ten çarpıcı açıklamalar: ABD-İsrail ve İran geriliminin perde arkası lobi savaşları

Ömer Çelik'ten çarpıcı açıklamalar: ABD-İsrail ve İran geriliminin perde arkası lobi savaşları
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İran-İsrail geriliminin arka planında yoğun lobi mücadeleleri olduğunu ve ABD'deki desteğe dikkat çekti. Nükleer süreç ve diplomatik girişimlerin önemine vurgu yaptı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD, İsrail ve İran arasındaki mevcut gerilimi değerlendirerek, sahadaki çatışmaların ötesinde yoğun bir lobi mücadelesinin yaşandığına dikkat çekti. A Haber canlı yayınında konuşan Çelik, bölgedeki hareketliliğin sadece askeri operasyonlardan ibaret olmadığını vurguladı.

Savaş lobisi ve Amerika'daki yansımaları

Çelik, konuşmasında İsrail'in başını çektiği ve Amerika Birleşik Devletleri'nde de güçlü destek bulan bir savaş lobisinin varlığına işaret etti. Bu lobinin temel amacının İran rejiminin çökertilmesi ve değiştirilmesi olduğunu belirtti. Bu iki yapı arasında kendi içinde bir mücadele yaşandığını sözlerine ekledi.

İtidal ve yıkım arasındaki denge arayışı

Sürecin, bir yanda itidal çağrısı yapanlar, diğer yanda ise yıkım isteyenler arasında gidip geldiğini ifade eden Çelik, aynı zamanda savaşa girilmemesi gerektiğini savunan bir başka grubun da var olduğunu belirtti. Bu farklı grupların kendi aralarındaki mücadelesinin gerilimin seyrini etkilediğini dile getirdi. Sahadaki tansiyonun diline de değinen Çelik, bir taraftan 'bir gecede yok etmekten' bahsedilirken, diğer taraftan yoğun bir diplomatik yazışma trafiği yaşandığını ancak bu trafiğin savaş öncesinde olmasının daha anlamlı olacağını söyledi.

Nükleer sürecin Trump dönemiyle değişimi

Bölgedeki gerilimin fitilini ateşleyen önemli unsurlardan biri olarak nükleer süreci gösteren Çelik, bu sürecin Trump'ın ilk döneminde ortadan kaldırıldığını belirtti. Bunun arkasında ise ilk günden beri bu durumu fiziksel bir saldırıya dönüştürmek isteyen İsrail'deki savaş lobisinin olduğunu öne sürdü. Çelik, daha önce İstanbul'da yapılan görüşmelerden çok daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva'nın attığı imzaların barış için ne kadar kritik olduğunu vurgulayarak, İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumu üçüncü bir ülkeye devretmeye razı olduğunu hatırlattı. Bu anlaşmanın, İran'ın devrimden 25 yıl sonra imzaladığı ilk uluslararası anlaşma olduğunu belirtti.