EKONOMİ
Yayınlanma : 04 Ocak 2026 05:36

Eski Merkez Bankası Başkanı'ndan şok açıklama: Büyük banknot basılmaması ülkeye ağır fatura çıkarıyor

Eski Merkez Bankası Başkanı'ndan şok açıklama: Büyük banknot basılmaması ülkeye ağır fatura çıkarıyor
Eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, büyük banknot basılmamasının senyoraj gelirini düşürdüğünü ve ülkeye ağır maliyet getirdiğini açıkladı.

Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz, iktidarın 2009'dan beri yeni büyük banknot basmamasının ülke ekonomisine ağır fatura çıkardığını söyledi. Yılmaz, 200 TL'nin bozuk paraya dönüşmesine rağmen 'sözde itibar' uğruna büyük kupür basılmadığını belirterek, bunun gerçek nedeninin 'Ekonomi iyi yönetilmiyor, paranın itibarı korunamadı' denilmesini engellemek olduğunu açıkladı.

SENYORAJ GELİRİNDE BÜYÜK KAYIP

Yılmaz, 200 TL'nin üretim maliyetinin 17 kuruş olduğunu ve aradaki 199 lira 83 kuruşluk farkın Hazine'ye senyoraj geliri olarak yazıldığını hatırlattı. Büyük banknot basılmadığı için bu gelirin düştüğünü vurgulayan eski başkan, TL'nin değer kaybıyla güvenin azaldığını ve TL'nin yerini dolar ile Euro'nun aldığını ifade etti. 100 dolar ve 100 Euro'nun basım maliyetinin yaklaşık 15 TL olduğunu, aradaki farkın ise Amerikan hazinesine gittiğini belirterek, 'Yani biz kendimizi gönüllü olarak vergilendiriyoruz' dedi.

ENFLASYONLA MÜCADELE ELEŞTİRİSİ

Durmuş Yılmaz, iktidarın enflasyonla mücadeleyi düşürmek gibi bir amacının olmadığını da iddia etti. 'Mış gibi yaparak enflasyon inmez' diyen Yılmaz, program başlayalı 2.5 yılı geçtiğini ve enflasyonun çoktan yüzde 20'ye indirilmesi gerektiğini savundu. Faiz politikasını da eleştiren eski başkan, 'Faizi artırırken yavaş, düşürürken hızlı davranıldı' ifadelerini kullandı.

YATIRIM KREDİLERİNİN AKIBETİ

Yılmaz, Merkez Bankası'nın yasasına aykırı şekilde yüzde 8.5 faizle firmalara yatırım kredisi verdiğini de belirtti. Bu paralarla makine teçhizat yatırımı yapılması planlanırken, aynı dönemde 27 milyar dolarlık altın ithal edildiğini söyledi. 'Belki o parayla altın ithal ettiler' diyen Yılmaz, sonuçta paraların yata, kata ve otomobile gittiğini, altın fiyatlarındaki artıştan elde edilen kazancın vergilendirilip emekliye verilebileceğini öne sürdü.