Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Fed), bu hafta gerçekleştireceği 2026 yılının ilk para politikası toplantısında politika faizini değiştirmeyeceği yönünde güçlü beklentiler var. Ekonomik veriler, büyümenin sağlam ancak enflasyonun hedefin üzerinde seyrettiğini ve istihdam artışının yavaşladığını gösteriyor. Fed, Başkan Donald Trump'ın faiz indirimi çağrıları ve Başkan Jerome Powell'a yönelik cezai soruşturma gibi siyasi baskıların gölgesinde kararını açıklayacak.
SİYASİ BASKILAR VE BAĞIMSIZLIK TARTIŞMALARI
Fed Başkanı Jerome Powell'a, banka binalarının yenilenmesiyle ilgili olarak cezai bir iddianame tehdidi yöneltildi. Analistler, bu durumu Trump yönetiminin Fed üzerindeki baskısının tırmandığı şeklinde yorumluyor. Powell ise kararlarını yalnızca fiyat istikrarı ve maksimum istihdam hedefleri doğrultusunda, siyasi etkiden uzak aldığını vurguladı. Eski Fed başkanları ve küresel merkez bankaları, Fed'in bağımsızlığının korunmasının önemine dikkat çekti.
EKONOMİK GÖSTERGELER NE DİYOR?
ABD ekonomisi, geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 4,4 büyüyerek beklentileri aştı. Ancak, enflasyon Fed'in yüzde 2'lik hedefinin üzerinde kalmaya devam ediyor; Tüketici Fiyat Endeksi aralıkta yıllık yüzde 2,7 arttı. İstihdam tarafında ise aralık ayında sadece 50 bin yeni iş yaratıldı ve 2025 yılı toplam istihdam artışı 584 bin olarak kaydedildi. İşsizlik oranı ise yüzde 4,4'e geriledi.
TRUMP'IN HEDEFİNDEKİ FED VE GELECEK SENARYOLARI
Başkan Trump, sık sık Fed'i ve Powell'ı eleştirerek faizlerin daha hızlı düşürülmesini talep ediyor. Mayıs'ta görev süresi dolacak Powell'ın yerine, piyasalar yükselirken faiz indiren bir başkan atamak istediğini açıkladı. Adaylar arasında BlackRock yöneticisi Rick Rieder ve Fed üyeleri öne çıkıyor. Ayrıca, Trump'ın geçen yıl görevden aldığı Fed Üyesi Lisa Cook davası da Yüksek Mahkeme'de görüldü ve bir yargıç, başkanın bu yetkisinin Fed'in bağımsızlığını zayıflatabileceği uyarısında bulundu.



