DÜNYA
Yayınlanma : 16 Ocak 2026 17:44

Grönland'daki kasabada sürekli gün ışığına rağmen ışığa bakılmıyor

Grönland'daki kasabada sürekli gün ışığına rağmen ışığa bakılmıyor
Grönland'ın Ilulissat kasabasında, güneşin hiç batmadığı dönemde halk, biyolojik ritmi korumak için sosyal sinyallere başvuruyor.

Grönland’ın batı kıyısında yer alan Ilulissat kasabasında, 21 Mayıs ile 24 Temmuz tarihleri arasında güneş ufuk çizgisinin altına inmiyor. Bu doğa olayı, bilimsel olarak 'gece yarısı güneşi' olarak adlandırılıyor ve insan organizmasının biyolojik saatini etkileyerek ışık-karanlık döngüsünü ortadan kaldırıyor.

MELOTONİN ÜRETİMİ DÜŞÜYOR

Basel Üniversitesi Kronobiyoloji Merkezi'nden araştırmacılara göre, sürekli gün ışığına ve özellikle de mavi ışığa maruz kalmak, vücudun gece salgıladığı melatonin hormonu üretimini %50’den fazla oranda düşürebiliyor. Işığın sürekliliği, hipotalamusta yer alan ve ana saat görevi gören 'suprachiasmatic nucleus' (SNC) bölgesinin işlev kaybına uğramasına neden olarak uykusuzluk, gece uyanmaları ve kronik yorgunluk gibi belirtilere yol açıyor.

SOSYAL RUTİNLER ÖNE ÇIKIYOR

Bölge halkı, bu dönemde biyolojik ritmi korumak amacıyla 'zaman vericiler' olarak tanımlanan sosyal sinyallere başvuruyor. Gözlemler, Grönland toplumunun ışık varlığına rağmen katı bir sosyal takvim uyguladığını gösteriyor: İş ve okul saatleri, güneşin konumundan bağımsız olarak 08:00 – 16:00 arasında sabit tutuluyor. Ayrıca akşam yemekleri her gün aynı saatte yeniyor ve saat 22:00 itibarıyla dış mekan aktiviteleri sonlandırılarak toplumsal bir 'sessizlik dönemi' başlatılıyor. Bölgeye gelen turistler ve yeni yerleşenler üzerinde yapılan incelemeler, sosyal rutinlerini sabitlemeyen bireylerde 'kalıcı jet-lag' semptomlarının gözlemlendiğini ortaya koydu. Uzmanlar, organizmanın adaptasyonu için biyolojik saatin gökyüzündeki ışığa göre değil, duvardaki saate ve toplumsal ritme göre kalibre edilmesinin zorunlu olduğunu belirtiyor.