DÜNYA
Yayınlanma : 16 Mart 2026 09:47

Hürmüz Boğazı krizi: Trump'ın çağrısına Avustralya, Japonya ve Almanya'dan 'ret' yanıtı, ABD yalnız mı kaldı?

Hürmüz Boğazı krizi: Trump'ın çağrısına Avustralya, Japonya ve Almanya'dan 'ret' yanıtı, ABD yalnız mı kaldı?
ABD Başkanı Trump'ın Hürmüz Boğazı'na gemi gönderme çağrısına Avustralya, Japonya ve Almanya'dan 'ret' yanıtı geldi. Ülkeler, askeri operasyona katılmayacaklarını belirterek diplomatik çözüme vurgu yaptı.

İsrail ve İran arasındaki gerilim sürerken, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'na gemi gönderme çağrısı beklenen desteği bulamadı. Avustralya, Japonya ve Almanya gibi önemli müttefiklerden peş peşe 'hayır' yanıtları geldi.

AVUSTRALYA VE JAPONYA'DAN NET RED

Avustralya Ulaştırma Bakanı Catherine King, Hürmüz Boğazı'na bir gemi göndermeyeceklerini belirterek, "Bu bizden istenen bir şey değil ve biz de bu konuda bir katkıda bulunmuyoruz." dedi. King, yalnızca Birleşik Arap Emirlikleri'ne savunma alanında destek olmak amacıyla uçak göndereceklerini ekledi. Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae ise, ABD'den resmi bir talep gelmediğini ve bu konuda henüz bir planları olmadığını ifade etti. Savunma Bakanı Koizumi Şinciro da Orta Doğu'ya Japonya Savunma Kuvvetleri gönderme konusunda mevcut bir planlarının olmadığını belirtti.

ALMANYA DA ASKERİ OPERASYONA KATILMAYACAK

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ülkesinin Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve İran'a yönelik saldırılar bağlamında uluslararası bir askeri operasyona katılmayacağını yineledi. Wadephul, Almanya'nın bu çatışmanın aktif bir parçası olmayacağını vurgulayarak, olası bir diplomatik müzakere sürecine dahil olmayı arzuladıklarını ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğin ancak diplomatik yollarla sağlanabileceğini belirtti. Trump daha önce yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin "buradan petrol tedarik eden ülkeler tarafından" sağlanması gerektiğini söylemişti. Bu gelişmeler, ABD'nin bölgedeki yalnızlığını gözler önüne sererken, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle tırmanan tansiyonun diplomatik çözümlerle düşürülmesi umutlarını artırıyor.