Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin tırmanması, küresel enerji piyasalarını altüst etti. İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari'nin, Hürmüz Boğazı'nın geçişlere kapatıldığını ve geçmeye çalışan gemilere müdahale edileceğini açıklamasının ardından, Brent petrolün varil fiyatı Ocak 2025'ten bu yana ilk kez 80 doların üzerine çıktı. Bu kritik boğazdan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol taşınıyor ve küresel deniz yoluyla taşınan ham petrolün yaklaşık üçte biri buradan geçiyor.
ARZ ŞOKU VE ENFLASYON KORKUSU
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, bu durumun küresel enerji piyasalarında ciddi bir 'arz şoku' senaryosunu tetiklediğini belirtti. Gözgör, boğazın fiilen trafiğe kapanmasının lojistik maliyetlerini ve sigorta primlerini yükselterek, yalnızca petrol fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açmakla kalmadığını, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerinde yeni bir 'maliyet enflasyonu' dalgası riski taşıdığını vurguladı. İran'ın, ABD ve İsrail'in saldırılarına misilleme olarak bölgedeki petrol ve doğal gaz tesislerini hedef alması da piyasadaki yukarı yönlü baskıyı güçlendirdi.
FED'İN POLİTİKASI SALLANTIDA
Bu gelişmeler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına ilişkin belirsizlikleri de artırdı. Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonist baskıları güçlendirmesi endişesiyle, para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in haziran toplantısında gevşemeye başlayacağına dair tahminler ertelenirken, bankanın temmuz ayına kadar faiz oranını yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutacağı öngörüleri güç kazandı. Kutay Gözgör, Fed'in enerji şokunun etkilerini netleştirene kadar faiz oranlarını yüksek seviyelerde tutmayı tercih edeceğini ve faiz indirim döngüsü takviminin ötelenebileceğini ifade etti.
BİST 100'DE OYNAKLIK ARTIYOR
Küresel gelişmeler, yerel piyasaları da etkiliyor. Gözgör, Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi tarafında jeopolitik risklerin etkisiyle oynaklığın arttığı bir süreçten geçildiğini belirtti. Enerji maliyetlerindeki artış ve küresel faiz beklentilerindeki değişimin, özellikle sanayi ve bankacılık endeksleri üzerinde kısa vadeli bir baskı oluşturduğunu söyledi. Önümüzdeki dönemde, enerji arz güvenliğine dair endişeler ve merkez bankalarının enflasyon hassasiyeti nedeniyle piyasalarda 'risk odaklı dengelenme' çabasının öne çıkacağı bir tablo bekleniyor.



