EKONOMİ
Yayınlanma : 09 Mart 2026 12:32

Hürmüz krizi kapıda: Türkiye, enerji ve gıda koridoru olarak küresel barışa öncülük edebilir

Hürmüz krizi kapıda: Türkiye, enerji ve gıda koridoru olarak küresel barışa öncülük edebilir
Hürmüz Boğazı'ndaki olası kriz, küresel enerji ve gıda tedarikini tehdit ederken, uzmanlar Türkiye'nin 'enerji ve gıda koridoru' oluşturarak bölgesel dağıtım merkezi olabileceğini ve arabuluculuk rolü üstlenebileceğini belirtiyor.

ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırıların ardından, dünya ticaretinin kilit noktalarından Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, enerji ve tarım ürünlerinin arzında tıkanmaya yol açabilir. Uzmanlar, daha önce 'Tahıl Koridoru'nda aktif rol üstlenen Türkiye'nin bu süreçte de yeni bir koridor oluşturma misyonu alabileceğini belirtiyor.

KÜRESEL GIDA SİSTEMİ İÇİN STRATEJİK TEHDİT

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, Hürmüz Boğazı'nın yalnızca enerji piyasaları için değil, küresel gıda sistemi için de stratejik önem taşıdığını vurguladı. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin önemli bölümünün bu boğaz üzerinden gerçekleştiğini, bunun tarım ve gıda piyasalarını doğrudan etkilediğini ifade etti. Gülçubuk, boğazın kapatılmasının enerji maliyetleri, gübre fiyatları, lojistik maliyetleri ve sigorta risk primlerini artırarak küresel tarımı etkileyeceğini söyledi.

TÜRKİYE'NİN BÖLGESEL DAĞITIM MERKEZİ POTANSİYELİ

Prof. Dr. Gülçubuk, bu jeopolitik krizde Türkiye'nin hem bölgesel hem de küresel düzeyde önemli bir rol üstlenme potansiyeli olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda üstlendiği 'Tahıl Koridoru' rolünü, bu sefer 'enerji ve gıda koridoru' oluşturarak sürdürebileceğini ve küresel barışa öncülük edebileceğini belirtti. Karadeniz, Akdeniz ve Orta Doğu arasında köprü konumundaki Türkiye'nin, liman altyapısı ve depolama kapasitesiyle stratejik ürünlerde bölgesel bir dağıtım merkezi haline gelebileceğini ifade etti.

GÜBRE ARZINDAKİ KRİTİK RİSKLER

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu ise Hürmüz Boğazı'nın stratejik öneminin enerji boyutunu aştığını vurguladı. Haziran 2025 verilerine göre, dünya genelinde ticarete konu olan toplam gübre hacminin yüzde 33'ünün bu boğazdan geçtiğini, aylık 3 ila 3,9 milyon ton gübre sevkiyatı yapıldığını açıkladı. Bayramoğlu, boğazın tamamen kapanması halinde küresel sülfür arzının yüzde 44, üre arzının ise yüzde 30 daralacağını belirterek, büyük tonajlı gemiler için pratik alternatif rota bulunmadığını söyledi.

ARABULUCULUK İÇİN DİPLOMATİK FIRSAT

Prof. Dr. Bayramoğlu, 2022'deki 'Karadeniz krizi' ile 2025'teki 'Hürmüz krizi' arasındaki yapısal benzerliklere dikkat çekti. Her iki krizde de aktif çatışma taraflarından bağımsız, uluslararası alanda meşruiyeti olan bir arabulucu ihtiyacının doğduğunu ifade etti. Türkiye'nin 'Tahıl Koridoru'nu kurmasının, tarihsel arabuluculuk kapasitesinin somut kanıtı olduğunu vurgulayan Bayramoğlu, Hürmüz krizinde benzer bir işlev üstlenmenin Ankara'nın stratejik iradesine ve krizin çok taraflı çözüm zeminlerine bağlı olduğunu kaydetti.