Orta Doğu'da yaşanan gerilimler, Hürmüz Boğazı'nın olası kapanma tehlikesiyle birlikte küresel ölçekte beklenmedik etkilere yol açtı. Özellikle petrol ithalatının büyük kısmını Orta Doğu'dan sağlayan Asya ülkeleri, enerji krizinin yanı sıra farklı sektörlerde de sıkıntılar yaşamaya başladı. Bu durumdan en çok etkilenen ülkelerden biri olan Güney Kore'nin başkenti Seul'de, daha önce benzeri görülmemiş bir çöp poşeti krizi baş gösterdi.

SEUL'DE ÇÖP POŞETİ TEDARİK SORUNU DERİNLEŞİYOR
Güney Kore'nin petrol ithalatının yaklaşık %70'ini Orta Doğu ülkelerinden karşılaması, ham petrol kullanan sektörleri ciddi bir krizin eşiğine getirdi. Seul'de çöp poşeti satışları geçen hafta aniden 5 kat artarak 2,7 milyona ulaştı. Bu ani talep artışı karşısında mağazalar, stokları tükenmesin diye müşterilere kota uygulamak zorunda kaldı. Konuyla ilgili açıklama yapan Güney Kore Enerji Bakanı Kim Sung-whan, çöp poşeti tedariki konusunda endişelenmeye gerek olmadığını belirtti. Bakan, geri dönüştürülmüş ham maddeleri kullanmak için yeterli kapasite olduğunu ve bir yıldan fazla sürecek bir tedarik sorunu yaşanmayacağını vurguladı. Ayrıca fiyat artışı olmayacağının da altını çizdi. Hükümetin, en kötü senaryoda tüm plastik poşetlerin çöp poşeti olarak kullanılmasına izin verebileceği de aktarıldı.

TARİHTEN BİR DERS: 1973 PETROL AMBARGOSU VE TUVALET KAĞIDI KRİZİ
Güney Kore'de yaşanan bu çöp poşeti krizi yeni olsa da, Orta Doğu'daki petrol akışının kesilmesinin neden olduğu krizler tarihte bir ilki temsil etmiyor. 1973 yılında yaşanan Yom Kippur Savaşı sonrasında OPEC'in uyguladığı petrol ambargosu, Batı dünyasında derin etkiler yaratmıştı. 'Tarihin en büyük enerji silahı kullanımı' olarak nitelendirilen bu ambargo, ABD'de bir yakıt krizine yol açarken, aynı zamanda yapay bir tuvalet kağıdı kıtlığına da neden olmuştu. Arap ülkelerinin, ABD ve bazı Batılı ülkelerin İsrail'e verdiği destek nedeniyle petrol akışını durdurmasıyla başlayan bu kriz, Batı dünyasında ve Japonya'da ciddi bir petrol sıkıntısına yol açtı. Dönemin ABD'li kongre üyesi Harold Froehlich'in kağıt hamuru üretimindeki yavaşlamayı işaret ederek olası bir tuvalet kağıdı krizini dile getirmesi ve ardından ünlü televizyon sunucusu Johnny Carson'ın bu konuyu programında espriyle karışık duyurması, ertesi gün ABD'de büyük bir tuvalet kağıdı paniğine yol açmıştı.


