ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO'yu devreye sokma çabaları ve Hürmüz Boğazı'na yönelik askeri koalisyon önerisi, beklediği desteği bulamadı. İran Savaşı'nın 17. gününde, Trump'ın başta Avrupalı müttefikleri olmak üzere uluslararası topluma yaptığı çağrılar karşılık bulmadı ve ABD, bu konuda yalnız kaldı.

NATO'YA YÖNELİK TEHDİTLER VE KARŞI ÇIKMALAR
Trump, Financial Times'a verdiği röportajda, NATO'nun Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine destek vermemesi halinde örgütün geleceğinin tehlikeye gireceği yönünde tehditlerde bulundu. Ukrayna konusunda NATO'nun kendilerine yardım ettiğini ancak aynı desteği kendilerinden esirgediklerini belirten Trump, "Biz onlar için orada oluruz ama onlar bizim için olmaz. Olacaklarından da emin değilim," ifadelerini kullandı. Çin'in de petrolünün büyük kısmını bu boğazdan aldığını hatırlatarak Pekin'e de yardım çağrısı yaptı. Ancak bu çağrılara, NATO'nun AB içindeki kilit üyeleri Almanya, İspanya ve İtalya'dan kesin bir dille karşı çıkıldı. İngiltere ve Fransa ılımlı açıklamalar yaparken, Yunanistan konuyu AB ile görüşeceğini belirtti. Avusturya, Macaristan, Çekya ve Slovakya ise sessiz kalmayı tercih etti.

UZMANLARDAN DEĞERLENDİRMELER: TRUMP AÇMAZI VE NATO'NUN ROLÜ
Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, Trump'ın bu çıkışını "tamamen Trumpvari" olarak nitelendirerek, başarısızlık durumunda bir satışın geleceğini öngördü. Özülker, ABD'nin bu savaşta gerçek bir başarı elde edemeyeceğini fark ettiğini ve bir çıkış arayışına girdiğini belirtti. NATO'nun dağılmasının ABD'nin kendi geleceğini tehlikeye atacağını vurgulayan Özülker, Avrasya'daki yeni güçlerin yükselişi ve ABD'nin küresel etkisinin azaldığına dikkat çekti. SETA Kıdemli Araştırmacısı Doç. Dr. Murat Aslan ise, Ukrayna ve İran meselelerinin farklı olduğunu, NATO'da karar alma sürecinin konsensüse dayandığını ve İspanya, Kanada gibi ülkelerin ABD'ye karşı tutum aldığını belirtti. Almanya'nın ekonomik gerileme ve Rusya tehdidi nedeniyle savaşa dahil olmak istemediğini ekledi. Montrö benzeri bir güvenlik rejimi kurulmadıkça NATO'nun Hürmüz'de görev almasının zor olduğunu söyledi. Emekli Tümgeneral Mehmet Okkan da, Hürmüz meselesinin NATO'nun sorumluluk alanı olmadığını, Ukrayna'nın farklı bir durum olduğunu ifade etti. ABD'nin NATO'ya Rusya'ya karşı güvenlik duvarı oluşturması açısından hala ihtiyacı olduğunu ancak bu spesifik konuda NATO'nun bağlayıcı bir karar alamayacağını belirtti. ABD'nin kazandık söyleminin siyasi bir deklarasyon olduğunu ve İran'ın kolay kolay pes etmeyeceğini sözlerine ekledi.



