DÜNYA
Yayınlanma : 17 Şubat 2026 06:24

İran, Hürmüz Boğazı'nda ABD'ye gözdağı veriyor: Dev tatbikat başladı!

İran, Hürmüz Boğazı'nda ABD'ye gözdağı veriyor: Dev tatbikat başladı!
İran, ABD'nin artan askeri varlığına karşılık olarak Hürmüz Boğazı'nda büyük bir tatbikat başlattı. Tatbikatın amacı, olası tehditlere karşı caydırıcılık sağlamak ve stratejik geçidin kontrolünü vurgulamak.
İran, Hürmüz Boğazı'nda ABD'ye gözdağı veriyor: Dev tatbikat başladı!

İran ile ABD arasındaki tansiyonun giderek yükseldiği bir dönemde, İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda 'Hürmüz Boğazı'nın Akıllı Kontrolü' adı verilen büyük çaplı bir askeri tatbikatı başlattı. Bu tatbikat, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nı içine alarak, İran'ın bölgedeki ABD askeri varlığını bir güvenlik tehdidi olarak algılamasına doğrudan bir yanıt olarak değerlendiriliyor.

ABD'NİN BÖLGEDEKİ GÜÇ YIĞINAĞI

Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı, bölgedeki askeri gücünü önemli ölçüde artırma yoluna gidiyor. Mevcut durumda Umman kıyılarının yaklaşık 240 kilometre açıklarında bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grubuna ek olarak, ikinci bir uçak gemisi taarruz grubu olan USS Gerald R. Ford'un da CENTCOM sorumluluk sahasına konuşlandırıldığı bildiriliyor. Bu dev gemilere, Aegis füze savunma sistemine sahip destroyerler ve en az bir nükleer saldırı denizaltısı eşlik ediyor. Ayrıca ABD Hava Kuvvetleri, Avrupa'daki üslerinden Orta Doğu'ya F-15E savaş uçakları sevk ederken, Katar'daki Al Udeid Hava Üssü ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Al Dhafra Hava Üssü gibi kritik noktalarda hava, istihbarat toplama ve yakıt ikmal kapasitesini güçlendirmiş durumda.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN KRİTİK KONUMU VE İRAN'IN MESAJI

Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği, hayati bir lojistik merkez konumunda bulunuyor. İran daha önceki açıklamasında, olası bir çatışma durumunda bu stratejik geçidi kapatabileceği yönünde tehditlerde bulunmuştu. Düzenlenen bu tatbikatın temel amacının, denizden gelebilecek her türlü potansiyel tehdide karşı hızlı, kararlı ve kapsamlı bir şekilde mukabelede bulunabilme yeteneğini sergilemek olduğu yorumlanıyor. Bu gelişmeler, Orta Doğu'da yoğun diplomatik çabaların sürdüğü bir dönemde askeri gerilimin daha da tırmandığına işaret ediyor.