ABD'nin İran çevresinde konuşlandırdığı onlarca gemi ve yüzlerce uçakla oluşturduğu askeri yığılma, yaklaşan bir saldırının sinyallerini verirken, İran'ın beklenmedik bir savunma stratejisi dikkat çekiyor. Binlerce balistik, süpersonik ve hipersonik füze ile ABD gemilerini vurma ve uçaklarını düşürme hazırlığı yapan İran'ın bu kabiliyetinin ardında Çin'in gelişmiş teknolojisi yatıyor.

ÇİN DESTEĞİYLE GÜÇLENEN FÜZE SİSTEMLERİ
İran füzelerinin İsrail'e karşı gösterdiği isabetlilik, ülkenin olağanüstü istihbarat kabiliyetlerinden ziyade, Çin'in sağladığı teknolojik destek sayesinde mümkün oluyor. Çin, kendi uydularıyla İran füzelerinin atılacağı yerleri tespit ederek bu bilgileri Tahran'a ulaştırıyor. Bu sayede İran, ABD gemilerini hedef alma ve uçaklarını düşürme konusunda kritik istihbarata sahip oluyor. Çin yapımı YLC-8B gibi gelişmiş radar sistemleri, ABD'nin hayalet uçaklarını bile saptayarak İran'ın savunma gücünü artırıyor. Ayrıca, Çin'in BeiDou uydu navigasyon sistemine geçişi teşvik etmesi, İran'ın hedeflerinin dış güçler tarafından izlenmesini zorlaştırıyor.
STRATEJİK İŞBİRLİĞİ VE GÜVENLİK ÇIKARLARI
Çin'in bu stratejik hamlesinin temelinde, İran'da yaşanabilecek bir istihbarat kaosu veya güvenlik çöküşünün, 25 yıllık stratejik anlaşma kapsamındaki devasa yatırımlarını ve Kuşak ve Yol Girişimi güzergahlarını tehdit etmesi yatıyor. Bu nedenle Çin, kendi ekonomik ve ticari çıkarlarını korumak adına İran'ın savunma duvarlarını bizzat inşa ediyor. Çin uyduları ve İran füzeleri, tek bir askeri mimari içinde altı aşamalı bir imha zinciri oluşturuyor: "Bul, Öğren, Takip Et, Hedef Al, Ateşle, İmha et". Bu zincirin "Bul ve Öğren" aşamaları tamamen Çin tarafından sağlanırken, "Takip" sorumluluğu iki ülke arasında paylaşılıyor. Çin'in yörünge katmanı desteği, İran'ın hareketli hedefleri vurma kabiliyetini önemli ölçüde artırıyor. Bu iş bölümü, Pekin'e doğrudan çatışmaya girmeden bölgesel sonuçları şekillendirme imkanı tanırken, İran'ın ABD'ye karşı en büyük silahı haline geliyor.
SİBER GÜVENLİK VE DIŞ CASUSLUĞA KARŞI KORUMA
Çin, 2025 ve 2026 başlarında İran topraklarında düzenlenen operasyonların ardından Mossad ve CIA'nın İran'daki sızma düzeyini yakından takip etmeye başladı. Pekin yönetimi, Tahran'ın stratejik tesislerindeki ve veri tabanlarındaki güvenlik açıklarını kapatmak amacıyla İran'ın dijital egemenliğini destekleme stratejisini Ocak 2026 itibarıyla devreye soktu. Bu yeni yaklaşım, İran rejimini Amerikan ve İsrail yazılımlarını terk ederek, bunların yerine sızılması zor olan kapalı ve şifreli Çin sistemlerini benimsemeye zorluyor. Bu hamle, İran'ın savunma ve güvenlik boşluklarını ortadan kaldırarak dış istihbarat servislerinin ülkedeki hareket alanını kısıtlamayı amaçlıyor. Bu süreçte Çin Devlet Güvenlik Bakanlığına bağlı "Çin Dokuzuncu Bürosu", Tahran merkezli fiili istihbarat operasyonlarına başlayarak bölgedeki Mossad faaliyetlerine karşı koyuyor ve İran gibi stratejik ortakları dış casusluk faaliyetlerinden korumaya odaklanıyor.


