İsrail'in geleceğini şekillendirecek olan yaklaşan Knesset seçimleri, ülkeyi ciddi bir dış ve iç etki kampanyası tehdidiyle karşı karşıya bırakıyor. Haaretz gazetesinin analizine göre, İsrail bu tür müdahalelere karşı yeterince hazırlıklı değil ve seçimlerin manipülasyon riski oldukça yüksek.

SEÇİMLERİ ETKİLEYEN GİZLİ KAMPANYALAR
Günümüzde İsrail'de yürütülen etki kampanyalarının tam sayısı bilinmiyor, zira çoğu henüz tespit edilememiş durumda. Bu kampanyaların büyük bir kısmı sosyal medya platformlarında gerçekleşiyor ve bu platformların bunları denetleme veya kaldırma konusunda yeterli motivasyona sahip olmadığı belirtiliyor. Kısa süre önce Fake Reporter adlı bir girişim, Knesset üyelerine gönderdiği mektupta, seçimleri etkilemeye yönelik kötü niyetli faaliyetlerin önemli ölçüde arttığına dikkat çekti. İran kaynaklı bir Facebook sayfasının Demokratlar Partisi'nden MK Naama Lazimi'ye yönelik yürüttüğü bir kampanya tespit edilip kaldırılması iki yıl sürmüş, bu da durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Eski iletişim bakanı Yoaz Hendel, seçim sonuçlarının sosyal medyada belirleneceğini vurgulayarak, bakanlığı döneminde dijital alanda düzen sağlamak için bir komite kurulduğunu ancak hükümetin bu adımı atmadığını belirtti.

İSRAİL 2026 SEÇİMLERİNE HAZIR DEĞİL
Dünyada kamuoyu üzerinde etki yaratmayı amaçlayan medya kampanyaları giderek yaygınlaşıyor. 2011-2021 yılları arasında 51 ülkede en az 78 yabancı ve 25 yerli etki kampanyası tespit edildi. ABD'deki 2016 başkanlık seçimleriyle ilgili Cambridge Analytica skandalı bu alandaki en bilinen örneklerden biri. Demokratik bir ülkede seçimlerin yabancı müdahale nedeniyle iptal edildiği Romanya örneği de dikkat çekiyor; 2024'te pro-Rus aday Călin Georgescu'nun öne çıkmasıyla seçim sonuçları yabancı manipülasyon nedeniyle iptal edildi. İsrail'de sosyal medya kullanımının yaygınlığı göz önüne alındığında, birkaç sahte hesabın bile geniş kitleleri etkileyebileceği öngörülüyor.
SOSYAL MEDYA MANİPÜLASYONUNA KARŞI SAVUNMASIZ İSRAİL
İsrail, sosyal medya ve yapay zeka çağında seçim reklamlarına ilişkin yasalarını henüz güncellemedi. 2019 Knesset seçimlerinde siyasi partilerin sosyal medyadaki kampanyalarına yönelik sınırlı düzenlemeler getirilmiş olsa da, bu düzenlemelerin uygulanmasının karmaşık ve etkili olmadığı belirtiliyor. Seçim manipülasyonlarıyla kimin ilgileneceği sorusunun cevabı belirsizliğini koruyor; İsrail'de bu denetimi yapacak merkezi bir kurum bulunmuyor. Ulusal Siber Direktörlük sadece yabancı müdahalelere karşı çalışırken, şüpheli durumlarda yetki Başbakan'a bağlı Siber Direktörlük veya Şin Bet güvenlik servisine ait. Seçim sonuçlarının geçersiz sayılması gibi bir durumda nihai karar Yüksek Mahkeme'ye kalacak. Avrupa'da liderler dijital altyapının yabancı şirketlerin kontrolünde olmasının oluşturduğu risklerin farkında. AB, 2025'te Berlin Deklarasyonu ile dijital egemenliği güçlendirmeye ve demokratik süreçleri korumaya yönelik adımlar atmış olsa da, İsrail'de benzer bir yasal altyapı mevcut değil. Seçimler yaklaştıkça hukuki mücadele olasılığı ve seçim sonrası kaos riski artıyor, bu nedenle İsrail'in bu duruma hazırlıklı olması gerektiği vurgulanıyor.


